Ana içeriğe atla

ABD tahvillerinde 24 yıl sonra yeni zirve: 10 yıllık faiz yüzde 5,36'yı gördü

ABD tahvil piyasasında satış dalgası yeniden hızlandı. Gösterge 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,36'yı, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,7'nin üzerini görerek 2002'den bu yana en yüksek seviyelerine çıktı. Petrol fiyatlarının yeniden 100 doların üzerine yükselmesi, enflasyon endişeleri ve artan kamu ile özel sektör borçlanması uzun vadeli tahviller üzerindeki baskıyı artırıyor.

ABD tahvillerinde 24 yıl sonra yeni zirve

Dünyanın finansal piyasalarında referans kabul edilen ABD tahvillerinde yükselen faizler yeni bir eşiğe ulaştı.

ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvilinin getirisi 7 Ekim'deki işlemlerde yüzde 5,364'e kadar yükselerek yaklaşık 24 yılın en yüksek seviyesini gördü.

30 yıllık tahvil getirisi de yüzde 5,7'nin üzerine çıkarak 2002'den bu yana görülmeyen seviyelere ulaştı.

Tahvil faizlerindeki yükseliş, tahvil fiyatlarının gerilemesi anlamına geliyor. Uzun vadeli ABD tahvillerindeki son satış dalgasında enerji fiyatları, enflasyon beklentileri, artan borçlanma ihtiyacı ve şirketlerin dev finansman planları birlikte etkili oluyor.

PETROLÜN 100 DOLARI AŞMASI ENFLASYON ENDİŞESİNİ ARTIRDI

Tahvil piyasasındaki son hareketin önemli nedenlerinden biri petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi oldu.

Brent petrol 7 Ekim'de 101 doların üzerine çıkarken ABD tipi ham petrol de 90 doların üzerinde işlem gördü.

Enerji maliyetlerindeki yükseliş, enflasyonun beklenenden daha uzun süre yüksek kalabileceği ve merkez bankalarının sıkı para politikasını daha uzun süre sürdürebileceği endişelerini yeniden gündeme taşıdı.

Bu beklenti özellikle uzun vadeli tahviller üzerinde satış baskısı yaratıyor.

KISA VE UZUN VADELİ FAİZLER AYRIŞTI

Tahvil piyasasındaki hareket yalnızca faizlerin yükselmesiyle sınırlı kalmadı. Getiri eğrisinde de dikkat çekici bir değişim yaşandı.

10 yıllık tahvil faizi yükselirken para politikasına daha duyarlı olan 2 yıllık tahvil getirisi yüzde 4,78 civarında kaldı.

Böylece 2 yıllık ve 10 yıllık tahviller arasındaki faiz farkı yaklaşık 52 baz puana yükseldi.

Uzun vadeli faizlerin kısa vadeli faizlerden daha hızlı yükseldiği bu görünüm, piyasalarda enflasyon, kamu borcu ve uzun vadeli finansman maliyetlerine ilişkin endişelerin arttığı dönemlerde görülebiliyor.

YAPAY ZEKÂ YATIRIMLARI TAHVİL PİYASASINI DA ETKİLİYOR

ABD tahvil piyasasının karşı karşıya olduğu bir diğer baskı ise özel sektörün hızla artan borçlanma ihtiyacı.

Büyük teknoloji şirketleri yapay zekâ, veri merkezi ve enerji altyapısı yatırımlarını finanse etmek için tahvil piyasasına giderek daha fazla başvuruyor.

Son olarak SpaceX'in Nvidia çiplerinin satın alınmasını finanse etmek amacıyla yaklaşık 40 milyar dolarlık kaynak aradığı, bunun yaklaşık 30 milyar dolarlık bölümünün yatırım yapılabilir seviyedeki tahvil ihracı yoluyla sağlanabileceği bildirildi.

Büyük şirketlerin tahvil piyasasından bu ölçekte kaynak talep etmesi, yatırımcıların aynı anda ABD Hazine tahvilleri ile şirket tahvilleri arasında tercih yapmasına yol açıyor.

Piyasa uzmanları bu durumun özellikle uzun vadeli tahvillerde sermaye rekabetini artırabileceğine dikkat çekiyor.

ABD'NİN BORÇLANMA İHTİYACI DA BASKI YARATIYOR

Tahvil faizlerindeki yükselişin arkasındaki bir başka unsur ABD Hazinesi'nin yüksek borçlanma ihtiyacı.

ABD Hazinesi 7 Ekim'de 39 milyar dolarlık 10 yıllık tahvil ihalesi gerçekleştirmeye hazırlanırken piyasalar yeni tahvil arzını yakından izledi.

Reuters'ın anketine katılan yaklaşık 60 sabit getirili varlık stratejistinin medyan tahminine göre 10 yıllık ABD tahvil faizinin yıl sonunda yüzde 5 seviyesine gerilemesi bekleniyor.

Ancak aynı stratejistler, faiz tahminlerinin yıl boyunca gerçekleşen yükselişin gerisinde kaldığını ve kısa vadede tahvil getirilerinin yüksek seviyelerde kalabileceğini belirtiyor.

FED TUTANAKLARINDA FAİZ AYRIŞMASI

ABD Merkez Bankası'nın eylül toplantısına ilişkin 7 Ekim akşamı yayımlanan tutanaklar da piyasaların yakından izlediği başlıklardan biri oldu.

Fed eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltmişti.

Tutanaklar, faiz artırımı kararının oybirliğiyle alınmasına rağmen Fed üyelerinin artışın gerekçesi ve bundan sonraki adımlar konusunda farklı görüşlere sahip olduğunu ortaya koydu.

Bazı üyeler enerji ve diğer arz kaynaklı fiyat baskılarına karşı önleyici bir adım atılması gerektiğini savunurken, bazı üyeler ekonomideki talebin halen güçlü olmasının daha fazla parasal sıkılaşmayı gerektirebileceğini değerlendirdi.

Fed üyelerinin çoğunluğu yıl sonuna kadar bir faiz artışının daha uygun olabileceği görüşünü dile getirdi.

YÜKSELEN ABD FAİZİ NEDEN ÖNEMLİ?

10 yıllık ABD tahvil faizi küresel finans sistemi açısından temel referanslardan biri olarak kabul ediliyor.

ABD'deki konut kredilerinden şirketlerin tahvil faizlerine, hisse senetlerinin değerlemesinden gelişmekte olan ülkelerin dış borçlanma maliyetlerine kadar çok sayıda finansal fiyatlama bu göstergeyle bağlantılı hareket ediyor.

10 yıllık tahvil faizi 2026 başından bu yana yaklaşık 120 baz puan yükseldi. Üçüncü çeyrekteki artış ise 1994'ten bu yana görülen en güçlü çeyreklik yükseliş oldu.

Uzun vadeli ABD faizlerinin 24 yılın zirvesine ulaşması, küresel piyasalarda yüksek finansman maliyetlerinin ne kadar süre devam edeceği sorusunu yeniden öne çıkardı.