Birleşik Arap Emirlikleri, 10 yıllık oturum hakkı sağlayan altın vize programını yatırımcıların ötesine taşıdı. Doktorlar, hemşireler, öğretmenler, mühendisler ve e-spor profesyonelleri de programın kapsamına alındı. Ancak İran savaşıyla artan güvenlik endişeleri, ülkenin yabancı sermaye ve nitelikli iş gücünü çekme stratejisini sınamaya başladı.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), dünyanın farklı ülkelerinde zengin yatırımcılara oturum hakkı sağlamak amacıyla uygulanan altın vize modelini, ekonomik kalkınma ve nitelikli iş gücü politikalarının bir parçasına dönüştürdü.
Fortune'un haberine göre BAE, 2019 yılında başlattığı altın vize programıyla en az 545 bin dolarlık gayrimenkul yatırımı yapan yabancılara 10 yıllık oturum hakkı sunarken, araştırmacılar, öğretmenler ve belirli alanlarda uzmanlaşmış çalışanlara da programın kapılarını açtı.
Programın kapsamı 2020 ve 2022 yıllarında genişletildi. Doktorlar, hemşireler, mühendisler, teknoloji çalışanları ve e-spor profesyonelleri de uzun süreli oturum hakkından yararlanabilecek gruplar arasına katıldı.
YATIRIMIN YANINA NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ EKLENDİ
BAE'nin altın vize politikası, yalnızca yabancı sermayeyi ülkeye çekmeyi değil, ekonomik büyüme açısından ihtiyaç duyulan uzmanları da uzun vadeli olarak ülkede tutmayı hedefliyor.
Ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 90'ını yabancılar oluştururken, hükümet vatandaşlık vermeden yabancı çalışanların ülkede daha uzun süre kalmasını sağlayan bir sistem oluşturdu.
London School of Economics'te siyasal sosyoloji profesörü olan ve "The Golden Passport: Global Mobility for Millionaires" kitabını yazan Kristin Surak'a göre BAE, geleneksel altın vize modelini sermaye ve yetenek odaklı politikaları birleştiren kapsamlı bir programa dönüştürdü.
Surak, Fortune'a yaptığı değerlendirmede programın klasik anlamda bir altın vize olmadığını belirterek, hükümetin ihtiyaç duyduğu bilim insanları ve uzmanlar için de aynı prestijli oturum statüsünü kullandığını söyledi.
HEMŞİRELER VE ÖĞRETMENLER DE ALTIN VİZE ALDI
Dubai yönetimi, programı belirli sektörlerdeki çalışanları desteklemek amacıyla da kullanıyor.
Kentte 1.400'den fazla hemşire ve ebeye altın vize verildi. Özel okullar, üniversiteler ve erken çocukluk eğitimi kurumlarında görev yapan 223'ten fazla eğitimci de programdan yararlandı.
Altın vize uygulaması, Dubai'nin teknoloji ve dijital oyun sektörünü büyütme stratejisinin de bir parçası haline geldi.
2033 yılına kadar oyun sektöründe 30 bin kişilik istihdam yaratmayı ve ekonomiye yaklaşık 1 milyar dolarlık katkı sağlamayı hedefleyen Dubai, e-spor profesyonellerine de altın vize başvurusu yapma imkânı tanıdı.
Dubai'de halihazırda 350'den fazla oyun şirketi faaliyet gösteriyor.
GELİR VERGİSİ AVANTAJI DA VAR
BAE'nin yabancı yatırımcılar ve nitelikli çalışanlar açısından sunduğu avantajlar yalnızca uzun süreli oturum hakkıyla sınırlı değil.
Ülkede bireysel gelir vergisi uygulanmazken, belirli ticari faaliyetler kurumlar vergisine tabi tutuluyor.
Yatırım yoluyla vatandaşlık ve oturum programları konusunda danışmanlık hizmeti veren Immigrant Invest şirketinin hukuk birimi başkanı Vladlena Baranova, Fortune'a yaptığı açıklamada, müşterilerin BAE'yi güvenlik, yaşam tarzı ve iş fırsatları nedeniyle tercih ettiğini söyledi.
Baranova'ya göre Körfez bölgesinden gelen yatırımcılar Dubai'nin güvenliğine önem verirken, Avrupalı müşteriler vergi ortamı ve gayrimenkul yatırım olanaklarına odaklanıyor.
İRAN SAVAŞI DUBAİ'NİN GÜVENLİK ALGISINI SARSTI
Ancak İran ile ABD arasındaki savaş sırasında Körfez ülkelerinin füze ve insansız hava aracı saldırılarına hedef olması, Dubai'nin güvenli bir yaşam ve yatırım merkezi olarak konumunu sınadı.
İran'ın saldırıları sırasında BAE'deki bazı lüks oteller ve Dubai Havalimanı da hedef alındı.
The National'ın aktardığı resmi verilere göre Dubai, mart ayında 61 bin sakinini kaybetti. Bu düşüşle nüfus yüzde 1,3 azalarak 4,65 milyona geriledi.
Ancak haziran sonu itibarıyla nüfus yeniden 4,74 milyona yükseldi. Yılbaşından haziran sonuna kadar kaydedilen toplam nüfus artışı ise 157 bin kişiye ulaştı.
Bu toparlanma, savaşın yarattığı güvenlik endişelerine rağmen Dubai'nin yabancı çalışanlar ve yatırımcılar açısından çekiciliğini koruduğuna işaret etti.
ALTIN VİZE BAŞVURULARINDA YAVAŞLAMA
Uluslararası yatırım yoluyla göç danışmanlığı şirketi Henley & Partners'ın üst düzey yöneticilerinden Dominic Volek, jeopolitik belirsizliklerin BAE'de oturum hakkı edinmeye yönelik talebi etkilediğini belirtti.
Volek, son aylarda BAE oturum programlarına yönelik bilgi taleplerinde ve başvurularda yavaşlama gördüklerini, ancak bunu ülkenin çekiciliğinde köklü bir değişimden çok talepte geçici bir dengelenme olarak değerlendirdiklerini ifade etti.
BAE yönetimi ise savaşın ardından altın vize programının uygunluk koşullarında kamuoyuna açıklanmış bir değişikliğe gitmedi.
YABANCI ÇALIŞANLAR İÇİN EK ÖNLEMLER ALINDI
BAE yönetimi, savaş nedeniyle ülke dışında mahsur kalan yabancı oturum sahiplerinin geri dönüşünü kolaylaştıracak düzenlemeler de yaptı.
Yetkililer, 15 Mart'ta yaptıkları açıklamada, hava sahasının kapanması ve uçuşların aksaması nedeniyle yurt dışında kalan 500 altın vize ve oturum izni sahibinin ülkeye dönmesine yardımcı olduklarını duyurdu.
Ayrıca yurt dışındayken oturum izinlerinin süresi dolan kişilere yeni giriş vizesine başvurmadan ülkeye dönme imkânı tanındı. Bu kapsamdaki bazı süre aşımı cezaları da kaldırıldı.
Dubai yönetimi mart ayı sonunda yaklaşık 272 milyon dolarlık ekonomik destek paketi açıkladı. Paket kapsamında oturum izinlerinin verilmesi ve yenilenmesine yönelik işlemlerin hızlandırılması da yer aldı.
ALTIN VİZENİN EN BÜYÜK FARKI: İŞVERENE BAĞIMLILIK AZALIYOR
BAE'deki geleneksel çalışma izni sistemi, yabancı çalışanların oturum statüsünü büyük ölçüde işverenleriyle ilişkilendiriyordu.
Kristin Surak'a göre altın vize öncesinde yabancılar genellikle işveren sponsorluğunda iki yıllık oturum izinleriyle ülkede kalıyordu.
On yıllık altın vize ise oturum hakkını doğrudan bireye sağlayarak çalışanların tek bir işverene bağlı olmadan ülkede kalabilmelerine olanak tanıyor.
Bu uygulamadan yararlanan isimlerden biri, yapay zekâ mühendisliği şirketi Superlinear Insights'ın kurucu ortaklarından Swanand Pagnis.
2022 yılında işveren sponsorluğunda BAE'ye taşınan Pagnis, 2023'te altın vize aldı.
Pagnis, Fortune'a yaptığı açıklamada, işini kaybetmesi halinde ailesiyle birlikte ülkeden ayrılmak zorunda kalma ihtimalinin kendisi üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.
Altın vizenin en önemli avantajının ailesine kendi adına sponsor olabilmek olduğunu belirten Pagnis, böylece oturum hakkının işverenine bağımlı olmaktan çıktığını ifade etti.
İran'ın saldırıları sırasında ailesiyle geçici olarak Hindistan'a giden Pagnis, uçuşların yeniden başlamasının ardından BAE'ye döndü. Kızının eğitimi nedeniyle ülkeden tamamen ayrılmayı düşünmediğini anlattı.
ALTIN VİZE KÜRESEL BİR REKABET ALANINA DÖNÜŞTÜ
Altın vize uygulamaları yalnızca Körfez ülkeleriyle sınırlı değil. Dünyada yaklaşık 100 ülke, farklı koşullar altında yatırım yoluyla oturum hakkı sağlayan programlar uyguluyor.
Portekiz, Avustralya, Kanada ve Yunanistan bu ülkeler arasında bulunurken, ABD de 2025 yılında duyurulan "Gold Card" programıyla bu alandaki rekabete katıldı.
Henley & Partners'ın 2026 raporuna göre ABD vatandaşlarının yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık programlarına yaptığı başvurular önceki yıl iki katına çıktı ve 2026'da da yüksek seviyelerde kaldı.
BAE'nin altın vize modeli ise bu küresel yarışta yalnızca yüksek servet sahiplerine değil, sağlık, eğitim, mühendislik ve teknoloji alanlarında çalışanlara da uzun süreli oturum imkânı sunmasıyla öne çıkıyor.
