Uluslararası Ödemeler Bankası Başkanı Pablo Hernández de Cos, yükselen kamu borçlarının ve finansal piyasalardaki yapısal değişimin gelecekte yaşanabilecek krizlere müdahaleyi zorlaştırabileceği uyarısında bulundu. De Cos, hedge fonların artan ağırlığının yanı sıra yapay zekâ ve dijital bankacılığın finansal şokların çok daha hızlı yayılmasına yol açabileceğine dikkat çekti.
Küresel ekonomide hızla büyüyen kamu borçları merkez bankalarının gelecekteki krizlerle mücadele kapasitesi açısından yeni bir risk olarak öne çıkıyor.
Merkez bankalarının bankası olarak bilinen Uluslararası Ödemeler Bankası'nın (BIS) Başkanı Pablo Hernández de Cos, Reuters'a verdiği röportajda küresel finans sisteminde son yıllarda yaşanan değişikliklere ilişkin uyarılarda bulundu.
De Cos'a göre artan kamu borçları, banka dışı finans kuruluşlarının piyasalarda büyüyen ağırlığı ve teknolojideki dönüşüm bir sonraki finansal krizin yönetilmesini geçmiş krizlere kıyasla daha karmaşık hale getirebilir.
KAMU BORÇLARI MERKEZ BANKALARININ ALANINI DARALTABİLİR
BIS Başkanı'nın dikkat çektiği temel risklerden biri gelişmiş ekonomilerde hızla büyüyen kamu borçları oldu.
De Cos, yüksek borç seviyelerinin gelecekte yaşanabilecek bir finansal şok sırasında hükümetlerin ve merkez bankalarının ekonomiyi desteklemek için kullanabileceği politika alanını sınırlayabileceğini belirtti.
Özellikle büyük ekonomilerde kamu borçlarının yükselmesi, tahvil piyasalarının finansal sistem açısından önemini daha da artırıyor.
De Cos, maliye politikası ile para politikası arasındaki ilişkinin de giderek daha karmaşık hale geldiğine dikkat çekti.
HEDGE FONLARIN TAHVİL PİYASASINDAKİ AĞIRLIĞI ARTIYOR
Küresel finans sistemindeki bir diğer değişim ise hedge fonlar ve diğer banka dışı finans kuruluşlarının tahvil piyasalarında giderek daha büyük rol oynaması.
De Cos, bu kuruluşların bazı stratejilerinde yüksek kaldıraç kullanmasının piyasalardaki stres dönemlerinde fiyat hareketlerini büyütebileceği uyarısında bulundu.
Özellikle ABD Hazine tahvilleri gibi dünyanın en büyük ve en likit piyasalarında hedge fonların ağırlığının artması, düzenleyici kurumların yakından takip ettiği konular arasında bulunuyor.
BIS Başkanı, finansal sistemin artık yalnızca geleneksel bankalar üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmadığını ve banka dışı finans sektörünün de kriz riskleri açısından dikkate alınması gerektiğini belirtti.
YAPAY ZEKÂ KRİZLERİN YAYILMA HIZINI ARTIRABİLİR
De Cos'un açıklamalarında dikkat çeken başlıklardan biri de yapay zekânın finans piyasalarındaki giderek artan kullanımı oldu.
BIS Başkanı, yapay zekâ sistemlerinin finansal kurumlar tarafından daha yaygın kullanılmasının piyasaların çalışma hızını artırabileceğini, ancak aynı zamanda stres dönemlerinde benzer kararların çok kısa süre içerisinde alınmasına yol açabileceğini söyledi.
Bu durumun piyasalardaki hareketlerin daha hızlı gerçekleşmesine ve finansal şokların daha kısa sürede farklı piyasalara yayılmasına neden olabileceği belirtiliyor.
DİJİTAL BANKACILIK BANKA KAÇIŞLARINI HIZLANDIRDI
Finans sektöründeki dijitalleşme de krizlerin hızını değiştiren faktörlerden biri olarak gösteriliyor.
Mobil bankacılık ve anlık para transferlerinin yaygınlaşması, müşterilerin geçmişe kıyasla çok daha kısa sürede büyük miktarlarda mevduatı bankalardan çekebilmesine imkan sağlıyor.
2023 yılında ABD'deki Silicon Valley Bank'ın çöküşü sırasında müşterilerin dijital kanallar üzerinden çok kısa sürede milyarlarca dolarlık mevduatı çekmesi, bu yeni riskin en dikkat çekici örneklerinden biri olmuştu.
De Cos, teknolojik gelişmeler nedeniyle gelecekte yaşanabilecek krizlerde karar alma ve müdahale hızının geçmiş dönemlerden çok daha önemli hale gelebileceğine dikkat çekti.
“BİR SONRAKİ KRİZ FARKLI OLACAK”
BIS Başkanı, finansal sistemin 2008 küresel krizinden bu yana önemli ölçüde değiştiğini belirterek geçmiş krizlerde kullanılan araçların gelecekte aynı şekilde yeterli olmayabileceğini ifade etti.
Bankacılık sektörünün sermaye ve likidite açısından 2008 öncesine göre daha güçlü hale geldiğini belirten De Cos, buna karşılık risklerin bir bölümünün finansal sistemin farklı alanlarına kaydığına dikkat çekti.
BIS'e göre yükselen kamu borçları, banka dışı finans kuruluşlarının büyümesi, yapay zekâ ve finansal hizmetlerin dijitalleşmesi, politika yapıcıların gelecekteki krizlere hazırlanırken birlikte değerlendirmesi gereken başlıca değişimler arasında yer alıyor.
