Bloomberg fon skandalının perde arkasını yazdı: Tera'da yumruklu kavga çıktı, Erdoğan bakanlara bağırdı
Türkiye'de yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen fon krizine ilişkin Bloomberg'in yayımladığı araştırma, kamuoyuna yansımayan çarpıcı iddiaları gündeme taşıdı.
Bloomberg'in Uğur Yılmaz, Kerim Karakaya ve Tuğçe Özsoy imzasıyla yayımladığı, 25'ten fazla yatırımcı, şirket çalışanı ve kamu görevlisiyle yapılan görüşmelere dayanan araştırması, Türkiye'deki yatırım fonu krizinin aylar öncesinden işaretler verdiğini ortaya koyan iddialara yer verdi.
Araştırmada, Tera Grubu'nun olağanüstü büyümesinin arkasındaki finansal işlemler, düzenleyici kurumların müdahalede neden geciktiği, şirket içindeki anlaşmazlıklar ve krizin ekonomi yönetimindeki yansımaları ele alındı.
SPK'DA MÜDAHALEYE DİRENÇ İDDİASI
Bloomberg'in araştırmasındaki en dikkat çekici bölümlerden biri, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) bünyesinde yaşandığı ileri sürülen anlaşmazlıklara ilişkin oldu.
Kurum içindeki gelişmeler hakkında bilgi sahibi olduğu belirtilen üst düzey bir SPK yetkilisi, bazı kamu görevlilerinin Tera'nın faaliyetlerini olumsuz etkileyebilecek düzenlemelerin uygulanmasına sıcak bakmadığını öne sürdü.
Araştırmaya konuşan Borsa İstanbul denetçileri de likiditesi düşük hisselerdeki olağan dışı fiyat hareketlerini ve bazı fonların gerçekleştirdiği işlemleri üst yönetime defalarca bildirdiklerini anlattı.
SPK ise Bloomberg'e yaptığı açıklamada, daha sıkı kuralların uygulamaya alınmasındaki gecikmeyi sektörün diğer bölümlerini olumsuz etkilemeyecek bir düzenleme hazırlanmasının güçlüğüne bağladı. Kurum, bu süreçte piyasa kuruluşları ve sektör temsilcileriyle görüşmeler yapıldığını belirtti.
TERA'NIN MERKEZİNDE YUMRUKLU KAVGA
Bloomberg'e konuşan eski şirket yöneticileri, Tera'nın büyüme hızının ve kullanılan finansal yöntemlerin yönetim kademesinde ciddi görüş ayrılıklarına neden olduğunu anlattı.
Şirketin kurucusu Emre Tezmen'in yakın çalışma arkadaşlarından Emir Münir Sarpyener ile diğer yöneticiler arasında Şubat 2026'da başlayan sert tartışmanın fiziksel kavgaya dönüştüğü ileri sürüldü.
Araştırmaya göre bazı yöneticiler, riskli buldukları finansal işlemlere onay vermek yerine görevlerinden ayrılmayı tercih etti.
Söz konusu dönemde Tera hisselerinin yaklaşık yüzde 2 bin yükselmesi ve yatırım fonlarında yüksek getirilerin sürmesi, şirketin giderek daha fazla borçlanmaya ihtiyaç duyduğu yönündeki endişeleri artırmıştı.
FONLARDA FİYATLAR NASIL YÜKSELTİLDİ?
Bloomberg'in görüştüğü piyasa kaynaklarının anlatımına göre sistem, sınırlı miktarda hissesi işlem gören şirketlerde yoğun alımlar yapılmasına dayanıyordu.
Fonların bu hisselerde büyük pozisyonlar oluşturması fiyatları yükseltiyor, artan piyasa değeri fonların getirilerine yansıyordu. Yüksek kazançları gören yeni yatırımcıların para yatırmasıyla aynı hisselerde alımlar sürdürülüyordu.
Araştırmada, fonların borçlanarak hisse alımlarını artırdığı ve bazı şirketlerin ihraç ettiği borçlanma araçları üzerinden paranın aynı finansal yapı içerisinde yeniden dolaşıma sokulduğu da iddia edildi.
Bu işlemlerin sonucunda ortaya çıkan getirilerin önemli bir bölümünün, gerçekleşmiş satış kazançlarından ziyade hisselerin yükselen piyasa değerlerine dayandığı belirtildi.
Ancak yatırımcıların aynı anda fonlardan çıkmak istemesi, söz konusu yapının nakit ihtiyacını karşılamakta zorlanmasına yol açtı.
UYARIDA BULUNANLAR TEHDİT EDİLDİKLERİNİ ANLATTI
Araştırmada, Tera'nın faaliyetleri hakkında kamuoyuna açıklamalar yapan bazı piyasa temsilcilerinin baskıyla karşılaştıklarına ilişkin anlatımlar da yer aldı.
Eski MASAK yöneticisi Ramazan Başak, 2022 yılından itibaren Tera'nın işlemleri konusunda düzenleyici kurumları uyardığını ve halka arz sürecine itiraz ettiğini söyledi.
Başak, eleştirileri nedeniyle iki kez gözaltına alındığını belirterek, zamanında müdahale edilmesi halinde krizin bu ölçekte büyümeyebileceğini savundu.
Bloomberg'e konuşan başka bir fon yöneticisi de sosyal medyada Tera hakkında yaptığı eleştirilerin ardından telefonla uyarıldığını anlattı. Bazı yatırımcılar ise tehdit içerikli mesajlar aldıklarını ileri sürdü. Bu kişilerin, tehditlerin kimlerden geldiğini bilmedikleri belirtildi.
TERA, MEHMET ŞİMŞEK'LE GÖRÜŞMEK İSTEMİŞ
Fonlardan para çıkışının hızlandığı eylül ayının ilk günlerinde Tera yönetiminin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'le görüşmeye çalıştığı da Bloomberg'in araştırmasında yer aldı.
Haberde, Tera yöneticilerinin yeni düzenlemeleri ve mali sıkıntı yaşayan Pusula Portföy'ün satın alınmasını içeren bir planı görüşmek istedikleri öne sürüldü.
Hazine ve Maliye Bakanlığı ise Bloomberg'e verdiği yanıtta, Şimşek'in görev süresi boyunca piyasa katılımcılarıyla herhangi bir özel görüşme yapmadığını bildirdi.
Tera'nın daha sonra açıkladığı Pusula'yı satın alma girişimi sonuçsuz kaldı. Şirket, karşılayamadığı fon geri alım taleplerinin 300 milyar lirayı aştığını duyurdu.
ERDOĞAN'IN BAKANLARA BAĞIRDIĞI İDDİASI
Bloomberg'in araştırmasında fon krizinin siyasi yansımalarına ilişkin dikkat çekici bir iddia da gündeme getirildi.
Toplantı hakkında bilgi sahibi olduğu belirtilen bir kaynağın anlatımına göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eylül ayında ekonomi yönetimini acil toplantıya çağırdı.
Erdoğan'ın, krizin büyümesine ve sorunların kontrolden çıkmasına engel olunamadığı gerekçesiyle toplantıya katılan bakanlara bağırarak tepki gösterdiği öne sürüldü.
Kriz sonrasında hükümet, sorunlu yatırım fonlarının tasfiyesi, yatırımcılara ödeme yapılması ve usulsüz kazançların geri alınmasına yönelik bir dizi tedbiri uygulamaya koydu.
TEZMEN SUÇLAMALARI REDDETTİ
Tera Grubu'nun kurucusu Emre Tezmen ise kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi.
Tezmen, fonlardan yoğun para çıkışının yeni düzenlemelerin tetiklediği panikten kaynaklandığını savundu. Şirketin organize bir spekülatif saldırıya uğradığını ileri süren Tezmen, hisselerdeki olağanüstü yükselişin yapay olduğu iddialarını da reddetti.
Fon soruşturması kapsamında Tezmen ve başka yöneticiler hakkında adli işlemler gerçekleştirildi. Tera Yatırım Teknoloji Holding'e ise İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14 Ekim 2026 tarihli kararı doğrultusunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atandı. Atama 19 Ekim'de kamuoyuna duyuruldu.
ULUSLARARASI YATIRIMCILARDAN DA UYARI GELDİ
Fon piyasasında yaşanan gelişmeler uluslararası yatırım kuruluşlarının da gündemine girdi.
Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, Türkiye'deki bazı hisselerde koordineli işlemler yapılmış olabileceğine ilişkin endişelerin giderilmemesi durumunda ülkenin gelişmekte olan piyasalar kategorisindeki konumunun yeniden değerlendirilebileceği uyarısında bulundu.
Bloomberg'in araştırmasında, olağan dışı piyasa işlemleri hakkındaki uyarıların kimlere ulaştığı ve düzenleyici kurumların neden daha erken harekete geçmediği soruları da gündeme taşındı.
