Türk lirasının değer kaybetmesi, ihracatçıların döviz gelirlerinin TL karşılığını artırabiliyor. Ancak bu durum her ihracatçı için daha yüksek kâr anlamına gelmiyor. İthal hammadde maliyetleri, üretim giderleri, dış talep ve rekabet koşulları kur artışının etkisini belirliyor.
İhracat yapan şirketler ürünlerini yurt dışındaki müşterilere satarak döviz geliri elde edebiliyor.
Türk lirasının değer kaybetmesi, yabancı para cinsinden elde edilen gelirin TL karşılığını yükseltebiliyor.
Ancak ihracatçıların maliyetlerinin tamamı Türk lirasından oluşmuyor.
Bu nedenle döviz kurundaki yükselişin ihracatçı üzerindeki etkisi yalnızca satış gelirine bakılarak değerlendirilemez.
KUR ARTIŞI İHRACAT GELİRİNİ NASIL ETKİLİYOR?
Bir şirketin yurt dışına 100 bin dolarlık ürün sattığını varsayalım.
Dolar kuru 30 lirayken bu satışın TL karşılığı 3 milyon liradır.
Kur 36 liraya yükseldiğinde aynı tutardaki ihracatın TL karşılığı 3 milyon 600 bin liraya çıkar.
Bu örnekte ihracatın dolar cinsinden değeri değişmediği halde TL karşılığı yüzde 20 artmıştır.
Ancak şirketin üretim maliyetleri de aynı dönemde yükselmiş olabilir.
İTHAL HAMMADDE AVANTAJI NASIL SINIRLIYOR?
Türkiye'de ihracat yapan birçok sanayi şirketi üretiminde ithal hammadde, enerji, makine ve ara malı kullanıyor.
Kur yükseldiğinde bu girdilerin Türk lirası cinsinden maliyeti artabiliyor.
Örneğin ihraç ettiği ürünün parçalarını dolar üzerinden satın alan bir şirketin hem satış gelirleri hem de üretim giderleri kurdan etkilenebilir.
Bu nedenle kur artışının kârlılık üzerindeki net etkisi, ihracat gelirleri ile dövize bağlı maliyetler arasındaki ilişkiye bağlıdır.
REEL DÖVİZ KURU NEDEN ÖNEMLİ?
İhracat rekabetçiliği değerlendirilirken yalnızca nominal dolar veya euro kuruna bakılması yeterli değildir.
Reel döviz kuru, nominal kur hareketlerini ülkeler arasındaki fiyat düzeyi değişimleriyle birlikte değerlendiren bir göstergedir.
Türk lirasının nominal olarak değer kaybetmesi, Türkiye'deki üretim maliyetleri ve fiyatlar daha hızlı yükseliyorsa beklenen rekabet avantajını sınırlayabilir.
Dolayısıyla kur artışı ile uluslararası fiyat rekabeti arasında her zaman bire bir ilişki bulunmaz.
DIŞ TALEP İHRACATI NASIL ETKİLİYOR?
İhracatın artması yalnızca fiyatların rekabetçi olmasına bağlı değildir.
Türkiye'nin ihracat yaptığı ülkelerde ekonomik büyüme, tüketim ve yatırım talebi de önem taşır.
Örneğin önemli bir ihracat pazarında ekonomik durgunluk yaşanıyorsa Türk ürünlerinin fiyatları görece ucuzlasa bile siparişler azalabilir.
Buna karşılık güçlü dış talep dönemlerinde kur değişimi sınırlı olsa bile ihracat hacmi büyüyebilir.
HER SEKTÖR AYNI ŞEKİLDE Mİ ETKİLENİYOR?
İthal girdi kullanımı, işçilik maliyetleri, enerji tüketimi ve ürünlerin fiyatlama yapısı sektörler arasında farklılaşıyor.
Yerli girdi kullanımının yüksek olduğu sektörler ile ithal parça ve hammaddeye yoğun biçimde bağımlı sektörlerin kur değişimlerine tepkisi aynı olmayabilir.
Ayrıca uluslararası sözleşmelerin para birimi ve şirketlerin fiyat belirleme gücü de kur avantajının ne kadarının ihracat fiyatlarına yansıyacağını etkiler.
ZAYIF TL İHRACATI MUTLAKA ARTIRIR MI?
Türk lirasının reel olarak değer kaybetmesi, bazı koşullarda ihracatçıların fiyat rekabetini güçlendirebilir.
Ancak bu etkinin büyüklüğü ithal girdi kullanımı, dış talep, üretim kapasitesi ve fiyatlama davranışlarına bağlıdır.
İhracat performansını değerlendirirken döviz kuru kadar üretim maliyetleri, sipariş miktarı, dış pazarların ekonomik durumu ve şirketlerin verimliliği de dikkate alınmalıdır.
Kaynak: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Üretimin İthal Girdi İçeriği ve İhracatın Reel Kur Esnekliği: Türkiye Örneği.
