Dünya Bankası, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan Avrupa ve Orta Asya ekonomilerinde çalışanların yaklaşık yüzde 20'sinin yapay zekâdan önemli ölçüde etkilenebilecek mesleklerde bulunduğunu açıkladı. Buna karşılık bölgedeki şirketlerin yüzde 10'undan azı iş süreçlerinde yapay zekâ kullanıyor. Rapora göre yapay zekâya maruz kalmak, doğrudan iş kaybı anlamına gelmiyor.
Yapay zekânın çalışma hayatına etkisine ilişkin yeni veriler Dünya Bankasının Ekim 2026 tarihli Avrupa ve Orta Asya Ekonomik Güncelleme Raporu'nda yer aldı.
"Yapay Zekâyı İşe Yarar Hâle Getirmek: İstihdam, Şirketler ve Verimlilik" başlıklı rapor, yeni teknolojilerin istihdam ve ekonomik büyüme üzerindeki olası etkilerini inceledi.
Raporda Türkiye, Orta Avrupa, Doğu Avrupa, Orta Asya, Güney Kafkasya, Batı Balkanlar ve Rusya'nın da yer aldığı bölgesel değerlendirmeler bulunuyor.
HER 5 ÇALIŞANDAN BİRİ YAPAY ZEKÂYA MARUZ KALAN MESLEKLERDE
Dünya Bankasının hesaplamalarına göre bölgedeki çalışanların yaklaşık beşte biri, yapay zekâ teknolojilerinin görevleri ve çalışma biçimlerini önemli ölçüde değiştirebileceği mesleklerde çalışıyor.
Bu grupta yüksek eğitimli, genç ve kadın çalışanların daha yoğun olduğu belirtiliyor.
Raporda yapay zekâya maruz kalmanın, çalışanların işlerini mutlaka kaybedeceği anlamına gelmediği vurgulanıyor.
Teknolojinin bazı görevleri otomatikleştirebileceği, bazı mesleklerde ise çalışanların üretkenliğini artırabilecek şekilde kullanılabileceği ifade ediliyor.
ŞİRKETLERİN YÜZDE 10'UNDAN AZI YAPAY ZEKÂ KULLANIYOR
Bölgede yapay zekâdan etkilenebilecek işlerin payı yüksek olmasına rağmen teknolojinin şirketlerde kullanımı henüz sınırlı seviyede bulunuyor.
Dünya Bankasına göre gelişmekte olan Avrupa ve Orta Asya ekonomilerindeki şirketlerin onda birinden azı faaliyetlerinde yapay zekâ kullanıyor.
Bu oran, Avrupa Birliği'ndeki şirketlerin yapay zekâ kullanım düzeyinin yaklaşık yarısına karşılık geliyor.
Yapay zekâyı kullanan işletmeler ise çoğunlukla müşteri sorularının yanıtlanması, belge hazırlanması ve kurum içi bilgi yönetimi gibi temel alanlara odaklanıyor.
YAPAY ZEKÂ ÇALIŞANLARINA TALEP YAKLAŞIK DÖRT KATINA ÇIKTI
Raporda bölgede yapay zekâ becerilerine sahip çalışanlara yönelik talebin yaklaşık dört katına çıktığı belirtildi.
Ancak Dünya Bankası, teknolojinin istihdam üzerindeki ilk etkilerinin yaygın işten çıkarmalardan çok bazı alanlarda yeni işe alımların azalması şeklinde ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.
Şirketlerin teknolojiyi verimliliğe dönüştürmesinin önündeki engeller arasında yöneticilik becerileri, teknik altyapı eksiklikleri ve verilerin farklı sistemlerde dağınık biçimde tutulması gösterildi.
VERİ MERKEZİ KAPASİTESİNDE BÜYÜK FARK
Dünya Bankasının raporunda bölgenin yapay zekâ altyapısına ilişkin veriler de yer aldı.
Gelişmekte olan Avrupa ve Orta Asya ekonomilerinde veri merkezi kapasitesi, bir milyon kişi başına yaklaşık 2,1 megavat düzeyinde bulunuyor.
Bölge dışındaki yüksek gelirli ekonomilerde ise aynı gösterge 31,6 megavata ulaşıyor.
Rapora göre bu fark, yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaştırılmasında bilgi işlem altyapısının önemini ortaya koyuyor.
DÜNYA BANKASI TÜRKİYE'DEN ÖRNEK VERDİ
Dünya Bankası, kamu sektöründe yapay zekâ kullanımına ilişkin örnekler arasında Türkiye'nin vergi denetimindeki uygulamalarına da yer verdi.
Raporda Türkiye'nin katma değer vergisi işlemlerindeki olası usulsüzlükleri belirlemek amacıyla aylık yapay zekâ destekli risk puanlama yöntemlerinden yararlandığı belirtildi.
Bu uygulama, kamu kurumlarının yapay zekâyı temel idari işlemlerin ötesinde belirli denetim süreçlerine entegre etmesine örnek olarak gösterildi.
BÖLGEDE BÜYÜMENİN YÜZDE 2,2'YE GERİLEMESİ BEKLENİYOR
Dünya Bankası, gelişmekte olan Avrupa ve Orta Asya ekonomilerinin 2026 yılında yüzde 2,2 büyümesini bekliyor.
Bölgenin 2025 yılı büyüme oranı yüzde 2,6 olarak kaydedilmişti.
Raporda yüksek enerji fiyatları, küresel belirsizlikler ve önemli ticaret ortaklarındaki zayıf ekonomik büyüme, bölge ekonomilerini etkileyen başlıca unsurlar arasında gösterildi.
Dünya Bankası, yapay zekâdan sağlanabilecek verimlilik artışının büyümeyi destekleyebileceğini, bunun için teknik beceriler ve bilgi işlem altyapısına yönelik yatırımların geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
