Uluslararası Para Fonu (IMF), Çin ekonomisinin yatırım ve ihracata dayalı büyüme modelinden hanehalkı tüketimi, hizmetler ve verimlilik artışının öne çıktığı yeni bir yapıya geçmesi gerektiğini bildirdi. Kurum, yüksek borçluluk, gayrimenkul sektöründeki uzun süreli daralma ve zayıf iç talebin mevcut büyüme modeli üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.
IMF, Çin'in ekonomik büyüme modeline ilişkin değerlendirmelerini yeni bir çalışmada ortaya koydu.
30 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan ve 12 Ekim'de Caixin Global tarafından yeniden gündeme taşınan "Toward a New Economic Growth Model for China" başlıklı çalışmada, Çin ekonomisinin karşı karşıya olduğu yapısal sorunlar ve olası reform alanları incelendi.
Raporda, Çin'in son 40 yıldaki ekonomik büyümesinin üretim kapasitesinin genişlemesi, yatırımlar ve küresel ticaretle bütünleşme sayesinde gerçekleştiği belirtildi.
YATIRIM VE İHRACATA DAYALI MODEL BASKI ALTINDA
IMF çalışmasında Çin'in geleneksel büyüme modelinin giderek daha fazla sınırlamayla karşılaştığı ifade edildi.
Yüksek borçla finanse edilen yatırımlar, gayrimenkul piyasasındaki daralma, iş gücünün yaşlanması ve zayıf iç tüketim ekonominin temel sorunları arasında gösterildi.
Rapora göre ihracatın ekonomik büyümeyi desteklemeye devam etmesi beklenirken yalnızca dış talebe ve büyük ölçekli yatırımlara dayanmak uzun vadede sürdürülebilir bir büyüme için yeterli görülmüyor.
HANEHALKI TÜKETİMİ ARTIRILMALI
IMF uzmanları, Çin'in büyüme modelinde tüketimin daha fazla ağırlık kazanmasını önerdi.
Çalışmada sosyal güvenlik sisteminin güçlendirilmesi, hanelerin ekonomik belirsizlikler nedeniyle biriktirdiği yüksek tasarrufların azaltılması ve tüketimin desteklenmesi gerektiği belirtildi.
Sağlık, emeklilik ve diğer sosyal koruma mekanizmalarının geliştirilmesinin hanehalkının harcama kapasitesini destekleyebileceği ifade edildi.
HİZMET SEKTÖRÜ YENİ BÜYÜME ALANI OLABİLİR
IMF'nin değerlendirmesinde hizmet sektörünün Çin ekonomisinde daha büyük rol oynayabileceği vurgulandı.
Çalışmaya göre hizmetler sektörünün ülke ekonomisindeki payı son 40 yılda yüzde 30'un altından yüzde 50'nin üzerine çıktı.
Bununla birlikte hizmet sektörünün katma değer içindeki payı, gelişmiş ekonomilerin yaklaşık 20 puan altında bulunuyor.
Finans, bilgi teknolojileri, ulaştırma, sağlık, eğitim ve diğer hizmet alanlarında büyüme ve verimlilik artışı için alan bulunduğu belirtildi.
GAYRİMENKUL VE YEREL YÖNETİM BORÇLARI ÖNE ÇIKIYOR
IMF, Çin'de gayrimenkul sektöründeki uzun süreli düzeltmenin hem hanehalkı güvenini hem de ekonomik faaliyeti etkilediğine dikkat çekti.
Yüksek borçluluk ve yerel yönetimlerin finansman sorunları da ekonomik kaynakların verimli kullanılmasının önünde engel olarak değerlendirildi.
Çalışmada kamu maliyesi, finansal sistem ve borçların yeniden yapılandırılmasına ilişkin kuralların modernleştirilmesi önerildi.
SANAYİ TEŞVİKLERİNİN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ İSTENDİ
Raporda, bazı sektörlerde kaynakların düşük verimlilik sağlayan alanlarda yoğunlaşmasının ekonomik büyüme açısından sorun oluşturabileceği belirtildi.
IMF uzmanları, rekabeti güçlendiren düzenlemeler yapılmasını, verimliliği sınırlayan sanayi desteklerinin azaltılmasını ve özel sektörün faaliyet koşullarının iyileştirilmesini önerdi.
Ayrıca hizmet ticaretinin daha fazla serbestleştirilmesi ve bölgeler arasındaki düzenleyici engellerin azaltılması gerektiği ifade edildi.
IMF'NİN ÇİN İÇİN BÜYÜME TAHMİNİ DÜŞTÜ
IMF'nin 13 Ekim'de yayımlanan Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nda Çin'in 2026 büyüme tahmini yüzde 4,6'dan yüzde 4,5'e indirildi.
2027 yılına ilişkin tahmin de yüzde 4,1'den yüzde 4'e düşürüldü.
IMF'nin yapısal reform çalışması, Çin ekonomisinin tüketim ve hizmetler ağırlıklı bir modele geçişini uzun vadeli büyüme açısından ele alıyor.
