Risk-getiri ilişkisi, bir yatırımın sağlayabileceği kazanç ile yatırım sonucundaki belirsizlik arasındaki bağlantıyı ifade eder. Finansal piyasalarda daha yüksek getiri beklentisi genellikle daha fazla risk üstlenilmesini gerektirir. Ancak yüksek risk alınması, yüksek getiri elde edileceği anlamına gelmez. Risk, beklenen getirinin gerçekleşmemesi ve yatırımın değer kaybetmesi ihtimalini de kapsar.
Yatırım araçlarının risk düzeyleri, finansal özelliklerine, piyasa koşullarına ve yatırım süresine bağlı olarak değişebilir.
YATIRIM RİSKİ NEDİR?
Yatırım riski, bir finansal varlığın gerçekleşen getirisinin beklenen getiriden farklılaşması olasılığıyla ilişkilidir.
Bu farklılık, beklenenden düşük kazanç veya doğrudan finansal kayıp biçiminde ortaya çıkabilir.
Örneğin bir şirketin hisse senedini satın alan yatırımcı, şirketin faaliyet sonuçları ve piyasa koşulları nedeniyle fiyat değişimlerine maruz kalır.
Tahvil yatırımcısı ise ihraççının ödeme gücü, piyasa faizleri ve likidite koşullarından etkilenebilir.
YÜKSEK RİSK YÜKSEK GETİRİ Mİ DEMEKTİR?
Hayır. Risk ile beklenen getiri arasında ilişki bulunması, gerçekleşen getirinin yüksek olacağını garanti etmez.
Yatırımcılar daha fazla belirsizlik üstlendiklerinde bunun karşılığında daha yüksek getiri talep edebilir.
Ancak piyasa koşullarının beklenenden farklı gelişmesi durumunda riskli yatırımlar ciddi kayıplara yol açabilir.
Bu nedenle beklenen getiri ile gerçekleşen getiri birbirinden ayrılmalıdır.
FİNANSAL PİYASALARDA HANGİ RİSKLER BULUNUR?
Piyasa riski, finansal varlık fiyatlarının genel piyasa koşulları nedeniyle değişmesini ifade eder.
Kredi riski, borçlunun ödeme yükümlülüğünü yerine getirememesi ihtimalidir.
Likidite riski, bir varlığın istenilen zamanda uygun fiyatla nakde dönüştürülememesiyle ilgilidir.
Kur riski döviz kurlarındaki, faiz riski ise faiz oranlarındaki değişimlerden kaynaklanabilir.
Bu risklerin etkisi yatırım aracının özelliklerine göre farklılaşır.
VOLATİLİTE İLE RİSK AYNI MIDIR?
Volatilite, bir yatırımın fiyat veya getirilerinin ne ölçüde dalgalandığını gösteren istatistiksel ölçüdür.
Yüksek volatilite, fiyat değişimlerinin daha geniş aralıklarda gerçekleşebildiğini gösterir.
Ancak volatilite bütün yatırım risklerini kapsamaz.
Örneğin uzun süre düşük fiyat dalgalanması gösteren bir borçlanma aracı, ihraççının ödeme güçlüğü nedeniyle ani değer kaybına uğrayabilir.
ZARARIN TELAFİSİ İÇİN NE KADAR GETİRİ GEREKİR?
Yatırım kayıplarının telafisinde yüzdesel hesaplama önem taşır.
100 bin liralık yatırımın yüzde 20 değer kaybederek 80 bin liraya gerilediğini varsayalım.
Başlangıç değerine dönebilmesi için 20 bin lira kazanması gerekir.
Bu tutar, kalan 80 bin liranın yüzde 25'ine karşılık gelir.
Dolayısıyla yüzde 20 kaybın telafisi için yüzde 20 değil, yüzde 25 getiri gerekir.
RİSK VE YATIRIM SÜRESİ NASIL İLİŞKİLİDİR?
Yatırım süresi, finansal risklerin değerlendirilmesinde kullanılan unsurlardan biridir.
Kısa sürede nakde ihtiyaç duyulması, fiyat dalgalanmalarının gerçekleşmiş zarara dönüşmesi ihtimalini artırabilir.
Uzun yatırım süresi ise piyasa kayıplarını veya sermaye kaybı ihtimalini tamamen ortadan kaldırmaz.
Risk-getiri değerlendirmesinde yatırımın vadesi, likiditesi ve taşıdığı belirsizlikler birlikte ele alınır.
Kaynak: Sermaye Piyasası Kurulu, Yatırımcı Bilgilendirme Rehberleri; SEC Investor.gov, Risk and Return ve Asset Allocation and Diversification.
