Ana içeriğe atla

Türkiye’nin et krizi: Üretim azalıyor, ithalat artıyor

Türkiye’de kırmızı et üretimi 2023–2025 döneminde yaklaşık 499 bin ton geriledi. Üretimdeki düşüşe karşılık et ve canlı hayvan ithalatı devam etti. 2026’nın ilk dokuz ayında ithalat faturası 1,8 milyar doları aşarken, dana etinin ortalama market fiyatı 995 liraya dayandı.

kasap

Türkiye'nin uzun yıllardır çözülemeyen kırmızı et sorunu, üretimden ithalata ve tüketici fiyatlarına kadar uzanan verilerle yeniden gündemde. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarım ve Orman Bakanlığı ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) tarafından açıklanan istatistikler, hayvancılık sektörünün karşı karşıya olduğu sorunların boyutlarını ortaya koyuyor.

Ekonomi Kulisi'nin resmi istatistikler ve güncel dış ticaret verileri üzerinden yaptığı derlemeye göre, Türkiye'de kırmızı et üretimi son iki yılda yüzde 20,9 azalırken, ithalat kalıcı bir ihtiyaç olmaktan çıkarılamadı. Üretimdeki gerilemeye, artan yem maliyetleri ve tüketicinin satın alma gücündeki aşınma eşlik etti.

İki yılda 499 bin ton kırmızı et üretimi kaybedildi

TÜİK'in Mayıs 2026'da açıkladığı son yıllık verilere göre, Türkiye'nin kırmızı et üretimi 2025 yılında 1 milyon 885 bin 130 ton olarak hesaplandı.

Üretim bir önceki yıla göre yüzde 10,5 azalırken, 2023 yılındaki zirveyle karşılaştırıldığında çok daha belirgin bir gerileme yaşandı.

2023 yılında 2 milyon 384 bin 47 ton olan kırmızı et üretimi, 2024'te 2 milyon 105 bin 895 tona, 2025'te ise 1 milyon 885 bin 130 tona indi.

Böylece Türkiye, yalnızca iki yılda 498 bin 917 tonluk üretim kaybı yaşadı.

Türkiye'nin yıllara göre kırmızı et üretimi

Yıl Üretim (ton)
2020 1.785.952
2021 1.952.038
2022 2.191.625
2023 2.384.047
2024 2.105.895
2025 1.885.130

Kaynak: TÜİK Kırmızı Et Üretim İstatistikleri.

Veriler, 2020–2023 dönemindeki yükselişin ardından üretimin iki yıl üst üste gerilediğini gösteriyor. 2025'teki üretim miktarı, 2021 seviyesinin de altına düştü.

Üretimde en büyük payı oluşturan sığır etinde yıllık daralma yüzde 11,5 oldu. Sığır eti üretimi 1 milyon 313 bin 7 ton seviyesine gerilerken, koyun eti üretimi 468 bin 470 ton olarak hesaplandı.

Kırmızı et ithalatı iki yılda 32 katına çıktı

Yerli üretimdeki sorunlar sürerken Türkiye, kırmızı et ihtiyacını karşılamak amacıyla ithalata başvurmaya devam etti.

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü'nün (TEPGE) 2025 tarihli Kırmızı Et Durum ve Tahmin Raporu, ithalatın özellikle 2023 yılından itibaren hızlandığını gösteriyor.

Rapora göre 2022 yılında 2 bin 512 ton olan kırmızı et ithalatı, 2023'te 37 bin 54 tona, 2024'te ise 81 bin 629 tona yükseldi.

Böylece doğrudan kırmızı et ithalatı yalnızca iki yılda yaklaşık 32,5 katına çıktı.

Ancak ithalat 2024 yılıyla sınırlı kalmadı.

2026'nın dokuz ayında, 2025'in tamamından fazla et ithal edildi

BirGün'den Havva Gümüşkaya'nın dış ticaret verilerine dayandırdığı araştırmaya göre, Türkiye 2025 yılının tamamında 63 bin 372 ton kırmızı et ithal etti. Bunun karşılığında 512,6 milyon dolar ödendi.

2026'nın Ocak–Eylül döneminde ise kırmızı et ithalatı 71 bin 400 tona ulaştı. İthal edilen etin faturası 695,6 milyon dolar oldu.

Buna göre 2026'nın yalnızca ilk dokuz ayında gerçekleştirilen ithalat, 2025 yılının tamamını miktar olarak yüzde 12,7, tutar olarak yüzde 35,7 aştı.

Bu karşılaştırma, dokuz aylık bir dönemin önceki yılın tamamıyla karşılaştırılması açısından dikkat çekiyor. Bununla birlikte 2020–2024 dönemine ilişkin TEPGE arz-kullanım serisi ile 2025–2026 dış ticaret derlemesinin kapsam farklılıkları bulunduğundan, söz konusu rakamların tek ve kesintisiz bir istatistik serisi olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.

Yalnızca et değil, canlı hayvan da ithal ediliyor

Türkiye'nin dış alımları kesilmiş kırmızı etle sınırlı değil. Yerli besiciliğin ihtiyaç duyduğu hayvanların bir bölümü de yurt dışından karşılanıyor.

Anadolu Ajansı'nın Eylül 2026'da yayımladığı verilere göre, yurda giren besilik sığır sayısı 2023 yılında 686 bin 348 baş, 2024 yılında 479 bin 803 baş ve 2025 yılında 428 bin 569 baş oldu.

Bakanlık, hayvan varlığındaki artışla birlikte ithalat izinlerinin kademeli azaltıldığını ve ithalatın iç piyasadaki arzı dengelemek amacıyla kullanıldığını belirtiyor.

Öte yandan BirGün'ün dış ticaret kayıtlarına dayandırdığı habere göre, 2026'nın ilk dokuz ayında 133 bin 882 damızlık ve 465 bin 595 besilik olmak üzere toplam 599 bin 477 büyükbaş hayvan ithal edildi.

Canlı hayvan ithalatının aynı dönemdeki faturası 1 milyar 129,4 milyon dolara ulaştı.

Bu rakamların damızlık ve besilik hayvanların toplamını kapsadığı, ayrıca dış ticaret kayıtları ile ithalat izni ve fiili yurda giriş istatistiklerinin aynı kapsamda olmadığı dikkate alınmalı.

Dokuz aylık ithalat faturası 1 milyar 825 milyon dolar

2026'nın Ocak–Eylül döneminde canlı büyükbaş hayvan ithalatı için ödenen 1 milyar 129,4 milyon dolar ile kırmızı et ithalatına ödenen 695,6 milyon dolar birlikte değerlendirildiğinde, toplam fatura 1 milyar 825 milyon dolara ulaşıyor.

Aynı dönemde bütçeden hayvancılık destekleme hizmetlerine aktarılan kaynak ise 26,1 milyar lira oldu.

Aylık ortalama döviz kurları üzerinden hesaplanan yaklaşık 567,7 milyon dolarlık destek tutarıyla karşılaştırıldığında, ithalat faturası destekleme ödemelerinin yaklaşık 3,2 katına karşılık geliyor.

Bununla birlikte ithalat faturasının tamamının doğrudan kamu bütçesinden karşılandığı sonucuna varılamaz. Karşılaştırma, dış ticaretin toplam parasal büyüklüğü ile bütçeden yapılan hayvancılık destekleme ödemelerini gösteriyor.

Hayvan varlığı artıyor, et üretimi düşüyor

Türkiye'nin hayvancılık verilerindeki dikkat çekici gelişmelerden biri de toplam hayvan sayısı ile et üretiminin farklı yönlerde hareket etmesi.

TÜİK'in Haziran 2026 verilerine göre büyükbaş hayvan varlığı 17 milyon 805 bin, küçükbaş hayvan varlığı ise 60 milyon 815 bin başa ulaştı.

Büyükbaş hayvan sayısı 2025 yıl sonuna göre yüzde 0,5, küçükbaş hayvan sayısı ise yüzde 5,1 artış gösterdi.

Buna karşılık son tamamlanmış yıla ilişkin kırmızı et üretim istatistikleri, iki yıl üst üste düşüşe işaret ediyor.

Hayvan varlığındaki artışın doğrudan et üretimine yansımaması, sürülerin yaş ve cinsiyet dağılımı, kesim oranları, karkas ağırlıkları ve besi süreleri gibi göstergelerin birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor.

Üstelik TÜİK'in kırmızı et üretim hesabına, ithal edilerek Türkiye'de kesilen hayvanlardan elde edilen et de dahil ediliyor. Dolayısıyla açıklanan toplam üretim, yalnızca Türkiye'de doğup yetiştirilen hayvanlardan elde edilen eti ifade etmiyor.

Dana etinin kilosu 995 liraya dayandı

Üretim ve ithalat cephesindeki gelişmelerin tüketiciye yansıması ise yüksek et fiyatları oldu.

TZOB'un Ekim 2026 verilerine göre ortalama market fiyatı dana etinde kilogram başına 994 lira 89 kuruş, kuzu etinde 1.223 lira 71 kuruş olarak belirlendi.

Aynı araştırmada tavuk etinin kilogram fiyatı 133 lira 95 kuruş olarak hesaplandı.

Ekim 2025'te 755 lira 40 kuruş olan dana etinin ortalama market fiyatı, bir yılda yaklaşık yüzde 31,7 arttı.

2026 yılında net asgari ücretin 28 bin 75 lira 50 kuruş olduğu dikkate alındığında, bir aylık asgari ücretin tamamıyla ortalama market fiyatından teorik olarak yalnızca 28,2 kilogram dana eti satın alınabiliyor.

Bu hesaplama diğer zorunlu yaşam giderlerini içermeyen, yalnızca satın alma gücünü göstermek amacıyla yapılan bir karşılaştırma.

Yem ve enerji maliyetleri de yükseliyor

Hayvancılık sektöründeki maliyet baskısı, üretici fiyatlarının ötesinde yem ve enerji giderlerinde de kendisini gösteriyor.

TZOB verilerine göre Ekim 2025'te tonu 14 bin 687 lira olan besi yemi, Ekim 2026'da 20 bin 353 liraya yükseldi. Bir yıldaki artış yüzde 38,6 oldu.

Aynı dönemde mazot fiyatındaki artış yüzde 73,4'e ulaştı.

Yem, enerji ve diğer işletme giderlerindeki yükseliş, besicilerin üretim maliyetlerini artırırken, et fiyatları ve hayvancılığın sürdürülebilirliği üzerindeki tartışmaları da büyütüyor.

Et krizinde temel soru: İthalat kalıcı çözüm olabilir mi?

Türkiye'nin kırmızı et piyasasına ilişkin veriler, birbirine bağlı üç temel sorunu ortaya koyuyor: Üretimdeki son iki yıllık gerileme, ithalat ihtiyacının sürmesi ve tüketici fiyatlarının yüksekliği.

İthalat kısa dönemde piyasaya ek arz sağlayabilse de uzun vadede yerli üretimin güçlendirilmesi, damızlık ve anaç hayvan varlığının korunması, yem maliyetlerinin düşürülmesi ve üreticinin ekonomik koşullarının iyileştirilmesi önem taşıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı, ithalat izinlerinin kademeli olarak azaltılması ve yerli hayvan varlığının artırılmasına yönelik politikaları sürdürdüğünü açıklıyor. Ancak açıklanan üretim ve dış ticaret istatistikleri, et piyasasındaki sorunların henüz çözülemediğine işaret ediyor.

Türkiye'nin önündeki temel soru ise değişmiyor: Her yıl yüz binlerce canlı hayvan ve on binlerce ton et ithal edilirken, yerli üretim nasıl artırılacak ve vatandaşın sofrasına daha uygun fiyatlı et nasıl ulaşacak?