Ana içeriğe atla

Goldman Sachs'ın yapay zekâ ve işsizlik araştırması

Goldman Sachs'ın araştırmasına göre yapay zekânın etkilerine daha açık mesleklerden çıkarılan çalışanlar, diğer işsizlere kıyasla yaklaşık bir ay daha geç iş buluyor. Bir yıl sonra hâlâ işsiz olma olasılıkları ise yaklaşık 10 puan daha yüksek.

yapay zeka

Yapay zekâ teknolojilerinin iş gücü piyasasına etkisine ilişkin yeni bir araştırma, özellikle işini kaybeden çalışanların yeniden istihdam edilme sürecindeki zorlukları ortaya koydu.

ABD'li yatırım bankası Goldman Sachs'ın araştırmasına göre yapay zekâya maruz kalma düzeyi yüksek mesleklerde çalışırken işini kaybedenlerin yeniden iş bulması, diğer çalışanlara göre daha uzun sürüyor.

Goldman Sachs ekonomisti Pierfrancesco Mei tarafından hazırlanan araştırmanın bulguları, Fortune dergisinin 30 Ekim tarihli haberinde yayımlandı.

İŞ BULMA SÜRESİ BİR AY UZUYOR

Araştırmaya göre 2025 yılından itibaren yapay zekânın etkilerine daha açık işlerden ayrılan çalışanların yeniden istihdam edilme süresi, diğer işini kaybeden çalışanlardan ortalama bir ay daha uzun.

Bu gruptaki kişilerin işsiz kaldıktan bir yıl sonra hâlâ işsiz olma olasılıkları da karşılaştırma grubuna göre yaklaşık 10 yüzde puan daha yüksek.

Goldman Sachs, söz konusu farkların geçmişteki teknolojik dönüşüm dönemlerinde gözlenen iş gücü kayıplarıyla benzer büyüklükte olduğunu belirtti.

35 YAŞ ÜZERİNDE İŞ BULMAK DAHA ZOR

Araştırma, yaş grupları arasında da belirgin farklılıklar bulunduğunu gösterdi.

Yapay zekâ etkisine daha açık işlerden çıkarılan 35 yaş ve üzerindeki çalışanların yeniden tam zamanlı işe dönmesi, karşılaştırılabilir diğer işsizlere göre yaklaşık beş hafta daha uzun sürdü.

35 yaş altındaki çalışanlarda ise aynı fark yaklaşık üç hafta olarak hesaplandı.

Goldman Sachs, daha genç çalışanların yeni teknolojilerin yarattığı mesleki değişimlere uyum sağlama konusunda daha esnek olabileceğini değerlendirdi.

15 BİNDEN FAZLA ÇALIŞANIN VERİLERİ İNCELENDİ

Araştırmada ABD Çalışma Bakanlığının işini kaybeden çalışanlara ilişkin anket verileri kullanıldı.

Goldman Sachs, 2016 ile 2025 yılları arasında işini kaybeden 15 binden fazla çalışanın istihdam geçmişini değerlendirdi.

Mesleklerin yapay zekâya maruz kalma düzeyi, ilgili sektörlerde yapay zekâ kullanımının yaygınlığı ve pozisyonların ortadan kaldırılıp kaldırılmadığı dikkate alınarak bir sınıflandırma oluşturuldu.

Bu ölçütlerde en yüksek puanı alan yüzde 30'luk grup, yapay zekâ nedeniyle işini kaybetmiş olma ihtimali daha yüksek çalışanlar olarak değerlendirildi.

ARAŞTIRMA DOĞRUDAN NEDENSELLİK KANITI SUNMUYOR

Goldman Sachs'ın kullandığı anketlerde, bir çalışanın işini doğrudan yapay zekâ nedeniyle kaybedip kaybetmediğini belirleyen özel bir soru bulunmuyor.

Bu nedenle araştırma, incelenen bütün işten çıkarmaların yapay zekâ kaynaklı olduğunu kanıtlamıyor.

Bulgular, yapay zekâya daha fazla maruz kalan meslekler ile işsizlik süresi arasındaki istatistiksel ilişkiyi gösteriyor.

Araştırmada 2023 öncesindeki iş kayıplarında iki çalışan grubu arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemesi de dikkat çekti.

TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜMÜN ETKİSİ UZUN SÜREBİLİYOR

Goldman Sachs, 1979 yılına kadar uzanan iş gücü verilerini de inceleyerek geçmişte teknolojik değişimler nedeniyle işini kaybeden çalışanların durumunu karşılaştırdı.

Geçmiş dönem verileri, teknolojik dönüşümden etkilenen çalışanların uzun vadede daha yavaş reel ücret artışıyla karşılaşabildiğini ve yeniden işsiz kalma risklerinin daha yüksek olabildiğini ortaya koydu.

Banka, yapay zekânın mevcut iş gücü piyasası üzerindeki uzun vadeli etkilerini değerlendirmek için henüz erken olduğunu da vurguladı.

Yeni araştırma, yapay zekâ teknolojilerinin yalnızca mevcut işlerin niteliğini değil, işini kaybeden çalışanların yeniden istihdama katılma sürecini de etkileyebileceğine işaret ediyor.