PwC'nin 48 ülkede yaklaşık 50 bin çalışanla gerçekleştirdiği araştırma, iş yerinde yapay zekâ kullanımının hızla arttığını ancak çalışanların teknolojiye erişimi ve sağladıkları fayda açısından belirgin biçimde ayrıştığını ortaya koydu. Araştırmaya göre çalışanların yüzde 64'ü son bir yılda işinde yapay zekâ kullandı.
Danışmanlık şirketi PwC, 2026 Küresel İşgücü Umutlar ve Endişeler Araştırması'nın sonuçlarını yayımladı.
Mayıs-haziran 2026 döneminde 48 ülkede ve 29 sektörde yaklaşık 50 bin çalışanla gerçekleştirilen araştırma, yapay zekânın iş hayatındaki kullanımının arttığını gösterdi.
Çalışanların yüzde 64'ü son 12 ay içerisinde iş yerinde yapay zekâ kullandığını belirtirken, bu oran bir yıl öncesine göre 10 puan arttı.
Üretken yapay zekâyı her gün kullanan çalışanların oranı ise yüzde 14'ten yüzde 22'ye yükseldi.
PwC çalışanları dört gruba ayırdı
Araştırma sonuçlarından hareketle PwC, çalışanları yapay zekâ kullanımı, becerilerinin talep görme düzeyi ve teknolojiye erişimleri açısından dört grupta sınıflandırdı.
PwC'nin "öncü" olarak adlandırdığı grup, araştırmaya katılanların yüzde 14'ünü oluşturdu.
Bu gruptaki çalışanların yarısından fazlası üretken yapay zekâyı günlük olarak kullandığını belirtirken, yaklaşık yüzde 80'i eğitim ve gelişim kaynaklarına erişebildiğini bildirdi.
Çalışanların yüzde 56'sı "makine dairesinde"
Araştırmadaki en büyük grubu ise PwC'nin "makine dairesi" olarak tanımladığı çalışanlar oluşturdu.
Şirketlerin günlük operasyonlarının büyük bölümünü yürüten bu çalışanlar toplam katılımcıların yüzde 56'sını oluşturuyor.
Ancak bu grubun yalnızca küçük bir bölümü üretken yapay zekâyı günlük olarak kullanıyor. Eğitim ve gelişim kaynaklarına erişebildiğini söyleyenlerin oranı da yüzde 40'ın altında kaldı.
PwC Küresel İşgücü Lideri Peter Brown, bu çalışanların yapay zekâyı anlamlı şekilde kullanmak ve yenilik yapmak için diğer gruplarla aynı fırsatlara sahip olmadığını belirtti.
Bir grup yapay zekâyı agresif biçimde kullanıyor
PwC'nin üçüncü grubu "AI insurgents" olarak tanımladığı çalışanlardan oluşuyor. Toplam çalışanların yaklaşık beşte birini oluşturan bu grubun becerileri öncü çalışanlar kadar yoğun talep görmese de yapay zekâ kullanımında daha iddialı oldukları belirtildi.
Dördüncü grubu ise işverenler açısından değerli ve piyasada bulunması zor becerilere sahip çalışanlar oluşturuyor.
İş güvencesi ve terfi güveninde fark oluştu
Araştırmada gruplar arasındaki farklılıkların iş güvencesi algısı, terfi isteme konusunda güven, yöneticilere duyulan güven ve beceri geliştirme olanaklarına da yansıdığı belirtildi.
Bu göstergelerin tamamında "makine dairesi" olarak tanımlanan çalışanların diğer bazı grupların gerisinde kaldığı görüldü.
Brown, ortaya çıkan yapıyı "iki hızlı iş gücü" olarak nitelendirdi.
Araştırma neden-sonuç ilişkisi kurmuyor
PwC'nin araştırması, çalışanların yaşadığı farklılıkların nedenlerini doğrudan ortaya koymuyor. Şirketin oluşturduğu çalışan grupları da katılımcıların yapay zekâ deneyimleri ve kendi becerilerinin ne kadar talep gördüğüne ilişkin değerlendirmelerine kısmen dayanıyor.
Bununla birlikte araştırma, şirketlerin yapay zekâ araçlarına yatırım yapmasının tek başına organizasyon genelinde çalışma biçimlerinin değişmesi anlamına gelmediğine işaret ediyor.
PwC'nin dünya genelinde 360 binden fazla çalışanı bulunuyor. Şirket, kendi bünyesinde yapay zekâ araçları geliştirirken çalışan eğitimlerini de 15'i yapay zekâ, 15'i insan odaklı olmak üzere 30 temel beceri etrafında yeniden yapılandırdı.
