Enflasyon endişelerinin yeniden güçlendiği, petrol fiyatlarının yükseldiği ve piyasalarda belirsizliğin arttığı eylül ayında altın beklenen “güvenli liman” performansını gösteremedi. Aralık vadeli altın kontratı ay boyunca yaklaşık yüzde 6,6 değer kaybederken, yükselen ABD tahvil faizleri ve güçlenen dolar değerli metal üzerindeki baskının başlıca nedenleri arasında gösterildi.
Yatırımcıların yüksek enflasyon ve piyasa stresinin arttığı dönemlerde yöneldiği altın eylül ayında alışılmış piyasa davranışından ayrıştı.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş enflasyon kaygılarını artırırken, altın fiyatları aynı dönemde geriledi. Buna karşılık teknoloji hisseleri ve Bitcoin gibi daha yüksek riskli kabul edilen varlıklar yükseliş kaydetti.
ALTIN EYLÜLDE YÜZDE 6,6 GERİLEDİ
MarketWatch verilerine göre en aktif işlem gören aralık vadeli altın kontratı eylül ayında yaklaşık yüzde 6,6 değer kaybetti. Bu performans altının hazirandan bu yana en kötü aylık kaybına işaret etti.
Aynı dönemde Nasdaq Composite yaklaşık yüzde 2,5 yükselirken, S&P 500 yüzde 0,1 civarında artış gösterdi. Bitcoin'deki aylık yükseliş ise yaklaşık yüzde 7'ye ulaştı.
YÜKSELEN TAHVİL FAİZLERİ ALTINI BASKILIYOR
Altın üzerindeki baskının merkezinde ABD tahvil faizlerindeki sert yükseliş bulunuyor. Tahvillerin yatırımcılara daha yüksek getiri sunmaya başlaması, faiz getirisi sağlamayan altını göreceli olarak daha az cazip hale getiriyor.
ABD dolarındaki güçlenme de altın fiyatları açısından ikinci bir baskı unsuru oluşturuyor. Altının uluslararası piyasalarda dolar üzerinden fiyatlanması nedeniyle güçlü dolar, diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından altının maliyetini artırabiliyor.
Bu nedenle yüksek enflasyon beklentisi teorik olarak altına olan talebi desteklese de, aynı enflasyonun faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı beklentisini güçlendirmesi altın üzerinde ters yönde etki yaratabiliyor.
ÇİN VE MERKEZ BANKALARI ALTIN ALMAYA DEVAM EDİYOR
Kısa vadeli fiyat baskısına rağmen merkez bankalarının altına yönelik talebi sürüyor. Dünya Altın Konseyi'nin 2026 araştırmasına göre, ankete katılan merkez bankası rezerv yöneticilerinin yüzde 89'u küresel merkez bankalarının altın rezervlerinin önümüzdeki 12 ayda artmasını bekliyor.
Katılımcıların yüzde 45'i ise kendi kurumlarının altın rezervlerini önümüzdeki bir yıl içerisinde artıracağını öngörüyor.
Çin de alımlarını sürdüren ülkeler arasında yer alıyor. Çin Merkez Bankası ağustos ayında rezervlerine 20 ton altın ekledi. Bu miktar Ekim 2023'ten bu yana kaydedilen en yüksek aylık alım oldu.
ALTIN ETF'LERİNE 18 MİLYAR DOLAR GİRDİ
Altındaki fiyat hareketine rağmen yatırım fonları tarafındaki talep de güçlü seyretti. Dünya Altın Konseyi verilerine göre küresel fiziki altın destekli ETF'lere ağustos ayında 18 milyar dolarlık net giriş gerçekleşti.
Bu girişlerle küresel altın ETF'lerinin toplam varlık büyüklüğü aylık yüzde 16 artarak 615 milyar dolara, toplam altın varlığı ise 4 bin 189 tona yükseldi. Böylece ETF'lerin altın varlıkları tarihi zirveye çıktı.
Çin'deki altın ETF'leri de ağustos ayında 11 tonluk ek alım yaparak toplam varlıklarını 293 tona yükseltti. Dünya Altın Konseyi, Çinli yatırımcıların eylül ayının ilk bölümünde de altın ETF'lerine giriş yapmayı sürdürdüğünü bildirdi.
ENFLASYON TEK BAŞINA ALTINI YÜKSELTMEYE YETMİYOR
MarketWatch'un aktardığı piyasa değerlendirmelerinde altının enflasyona karşı koruma özelliğinin her dönemde aynı şekilde çalışmadığına dikkat çekildi. Altının fiyatlamasında enflasyonun yanı sıra reel faizler, ABD tahvil getirileri, doların seyri, merkez bankası politikaları ve yatırımcıların risk tercihleri de etkili oluyor.
Eylül ayındaki fiyat hareketinde ise yüksek tahvil faizleri ve güçlü doların, artan enflasyon endişelerinin altına sağladığı desteğin önüne geçtiği belirtildi.
