Yapay zekâ ajanlarının kullanıcıların hesaplarını sürekli izleyerek parayı daha yüksek faiz sunan hesaplara yönlendirebilme potansiyeli, bankacılık sektöründe yeni bir tartışma başlattı. ABD'de tüketici ve şirketlerin vadesiz hesaplarında yaklaşık 7,12 trilyon dolar bulunurken, yapay zekânın müşterilerin faiz oranlarını daha hızlı karşılaştırmasını sağlaması bankaların düşük maliyetli mevduat avantajını azaltabilir.
Wall Street Journal'ın haberine göre, yapay zekâ ajanlarının kişisel finans yönetiminde daha fazla görev üstlenmeye başlaması bankaların geleneksel iş modelini etkileyebilecek yeni alanlardan biri olarak görülüyor.
Bugün birçok müşteri, daha yüksek faiz sunan alternatifler bulunmasına rağmen parasını düşük veya sıfıra yakın faiz veren hesaplarda tutuyor. Bankalar açısından bu mevduatlar önemli bir düşük maliyetli fonlama kaynağı oluşturuyor.
7,12 trilyon dolar hesaplarda bekliyor
Wall Street Journal'ın St. Louis Fed verilerinden aktardığına göre ABD'de tüketici ve işletmelerin vadesiz hesaplarında yaklaşık 7,12 trilyon dolar bulunuyor. Bu hesapların önemli bir bölümü düşük faiz getirisi sağlıyor veya hiç faiz vermiyor.
Yapay zekâ ajanlarının finansal ürünleri sürekli karşılaştırabilmesi durumunda kullanıcıların hesaplarındaki atıl paranın daha yüksek faiz sunan alternatiflere yönlendirilmesi mümkün hale gelebilir.
“Agentic bank run” tartışması
Apollo Global Management Başekonomisti Torsten Slok, bu ihtimali “agentic bank run” olarak adlandırdığı bir senaryoyla gündeme getirdi.
Apollo'nun çalışmasına göre bazı fintech ve finans kuruluşlarının sunduğu hesaplarda faiz oranları yüzde 3,3 ile yüzde 5 arasında değişirken, ABD'de vadesiz hesapların ulusal ortalama faizi yaklaşık yüzde 0,1 seviyesinde bulunuyor.
Slok'un ortaya koyduğu senaryoda yapay zekâ ajanları, kullanıcıların nakit varlıklarını sürekli takip ederek düşük faizli hesaplardan daha yüksek getiri sağlayan hesaplara yönlendirebilir.
Bankaların fonlama maliyeti artabilir
Bankalar, müşterilerden topladıkları mevduatı kredi ve diğer finansman faaliyetlerinde kullanıyor. Özellikle düşük faiz ödenen ve uzun süre hesaplarda kalan mevduatlar bankaların fonlama maliyetlerini aşağıda tutan unsurlar arasında yer alıyor.
Yapay zekâ ajanlarının müşterilerin faiz oranlarını daha hızlı karşılaştırmasını ve para hareketlerini kolaylaştırmasını sağlaması halinde bankaların mevduatı ellerinde tutmak için daha yüksek faiz ödemesi gerekebilir.
Bank of America analistleri de yapay zekâ ajanlarının yaygınlaşmasının zaman içinde bankaların mevduat maliyetleri ve net faiz marjları üzerinde baskı yaratabileceğini değerlendiriyor. Ancak analistler, yapay zekânın müşteri davranışlarını değiştirdiğine ilişkin somut etkinin mevduat maliyetlerinde görülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Yapay zekâ mortgage piyasasını da değiştirebilir
Yapay zekânın etkisi yalnızca mevduat hesaplarıyla sınırlı olmayabilir. Morgan Stanley Research, yapay zekâ kullanımının mortgage kredilerini yeniden finanse eden veya erken kapatan borçluların oranını iki katına çıkarabileceğini tahmin ediyor.
Yapay zekâ araçları faiz oranlarını sürekli takip ederek daha uygun koşullar ortaya çıktığında kullanıcıları bilgilendirebilir ve yeniden finansman için gerekli belgelerin hazırlanmasına yardımcı olabilir.
Otomatik para transferi henüz yaygın değil
Yapay zekâ ajanlarının düşük faizli hesaplardan yüksek faizli hesaplara otomatik olarak para taşıması bugün yaygın biçimde kullanılan bir uygulama değil. Tartışma, yapay zekâ ajanlarının finansal hesaplara erişiminin ve kullanıcı adına işlem yapabilme yeteneklerinin gelişmesi halinde ortaya çıkabilecek olası etkiler üzerinde yoğunlaşıyor.
Wall Street Journal'a konuşan sektör uzmanları da müşterilerin güvenlik tercihleri, banka değiştirme isteksizliği ve hesap bakiyelerinin büyüklüğü gibi faktörlerin mevduat hareketlerinin hızını sınırlayabileceğine dikkat çekiyor.
