Ana içeriğe atla

ABD'nin altın rezervleri kayıtlarda 11 milyar, piyasada 1 trilyon dolar

ABD'nin 261,5 milyon ons altın rezervi, resmi kayıtlarda yalnızca 11 milyar dolar değerinde görünüyor. Piyasa fiyatlarıyla 1 trilyon doları aşan rezervlerin yeniden değerlenmesi tartışılırken uzmanlar, böyle bir adımın dolar ve tahvil piyasalarında ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

altın

ABD'de federal bütçe açığının 2 trilyon dolara, yıllık borç faiz ödemelerinin ise 1 trilyon doların üzerine çıkması, Hazine'nin finansman maliyetlerini azaltmaya yönelik alternatif yöntemleri yeniden gündeme getirdi.

ABD Hazine tahvillerinin getirilerinin son aylarda 20 yılı aşkın sürenin en yüksek seviyelerine ulaşması, borçlanma maliyetleri üzerindeki baskıyı artırdı. Hazine Bakanlığı, uzun vadeli tahvillerin geri alımını artırmak ve Japonya'nın ABD tahvillerini satmak zorunda kalmasını önleyen yen müdahalesi gibi alışılmadık yöntemlere başvurdu.

Bu gelişmeler, ABD yönetiminin finansman ihtiyacını karşılamak için daha sıra dışı seçenekleri değerlendirebileceği yönündeki tartışmaları güçlendirdi. Bunlardan biri de ülkenin devasa altın rezervlerinin piyasa fiyatları üzerinden yeniden değerlenmesi.

261,5 MİLYON ONS ALTININ RESMİ DEĞERİ 11 MİLYAR DOLAR

ABD, yaklaşık 261,5 milyon onsla dünyanın en büyük altın rezervine sahip ülkesi konumunda bulunuyor. Bu miktar, ikinci sıradaki Almanya'nın rezervlerinin iki katından fazla.

Ancak ABD'nin altın rezervleri, güncel piyasa fiyatları yerine 1973 yılında Kongre tarafından belirlenen ons başına 42,22 dolarlık sabit fiyat üzerinden muhasebeleştiriliyor. Söz konusu resmi değerleme o tarihten bu yana değiştirilmedi.

Bu nedenle ABD'nin altın rezervlerinin bilanço değeri 11 milyar doların biraz üzerinde kalıyor. Altının ons fiyatının yaklaşık 4 bin dolar olduğu dikkate alındığında ise aynı rezervlerin piyasa değeri 1 trilyon doları aşıyor.

Aradaki büyük fark, rezervlerin yeniden değerlenmesi halinde federal hükümetin yeni borçlanmaya gitmeden önemli miktarda finansman sağlayıp sağlayamayacağı sorusunu gündeme getiriyor.

BESSENT'İN AÇIKLAMALARI TARTIŞMAYI ALEVLENDİRDİ

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in geçen yıl hükümet bilançosundaki varlıkların ekonomik değere dönüştürülmesi ve bir ulusal varlık fonu oluşturulması yönündeki açıklamaları, altın rezervlerinin yeniden değerlenebileceğine ilişkin beklentileri artırmıştı.

Ancak Trump yönetimi daha sonra bu seçeneğin ciddi biçimde değerlendirilmediğini açıklamıştı.

Buna rağmen ABD'nin altın rezervlerine yönelik tartışmalar devam ediyor. Kongre'ye sunulan ve stratejik Bitcoin rezervi oluşturulmasını öngören bir yasa teklifinde de altın varlıklarının yeniden fiyatlandırılması önerildi.

Başkan Donald Trump ise geçen yıl, Fort Knox askeri üssünde saklanan altınların gerçekten yerinde olup olmadığını sorgulamıştı.

ABD Hazinesi'nin altın rezervleri Fort Knox'un yanı sıra Denver, New York Merkez Bankası ve New York eyaletindeki West Point'te tutuluyor.

Temmuz ayında konuya yeniden değinen Bessent, Fort Knox'taki altınların tamamının yerinde olduğunu ve kayıtlarla örtüştüğünü belirtti. Bessent ayrıca ABD'nin dünyanın en büyük altın stokuna sahip olduğunu ve bu rezervlerin güncel piyasa değerinin 1 trilyon doların üzerinde bulunduğunu söyledi.

FİDELITY'DEN 1 TRİLYON DOLARLIK FORMÜLE UYARI

Fidelity Investments Küresel Makro Direktörü Jurrien Timmer, ABD Hazinesi'nin borçlanma maliyetlerini düşürmek için başvurabileceği sıra dışı yöntemleri değerlendirirken altın rezervlerinin yeniden fiyatlandırılması olasılığını da ele aldı.

Timmer, X hesabından yaptığı paylaşımda, Hazine'nin altın rezervlerini piyasa fiyatıyla değerlemesi durumunda teorik olarak 1 trilyon dolarlık ek harcama kapasitesi elde edebileceğine dikkat çekti.

Ancak böyle bir adımın Kongre onayı gerektirdiğini hatırlatan Timmer, uygulamanın beklenenin tersine sonuçlar doğurabileceği görüşünü dile getirdi.

Timmer'e göre rezervlerin yeniden değerlenmesiyle yaratılacak büyük tutarlı finansman, ABD dolarının değer kaybetmesine neden olabilir. Piyasaya ek kaynak aktarılması, halihazırda yükseliş eğilimindeki enflasyonu da daha fazla körükleyebilir.

Fidelity yöneticisi, böyle bir girişimin ABD Hazine tahvillerindeki uzun vadeli risk primini artırabileceği uyarısında da bulundu.

DOLAR VE TAHVİL FAİZLERİ ÜZERİNDE BASKI OLUŞABİLİR

ABD Hazine tahvillerinin getirilerinde son dönemde yaşanan yükselişte, ABD Merkez Bankası'nın faiz artırabileceğine yönelik beklentiler, güçlü ekonomik büyüme ve kalıcı enflasyon baskıları etkili oldu.

Bunun yanında yatırımcıların uzun vadeli tahvilleri ellerinde tutmak için talep ettikleri ek getiri olarak tanımlanan vade risk primi de yükseldi.

Söz konusu prim, jeopolitik gelişmelerden mali kriz olasılığına ve ekonomik daralma riskine kadar farklı belirsizlikleri yansıtıyor.

Timmer, altın rezervlerinin yeniden değerlenmesinin piyasalarda yaratabileceği güven kaybının bu risk primini daha da artırabileceğini düşünüyor.

Bu durumda Hazine'nin borçlanma maliyetlerini azaltmak amacıyla atacağı bir adım, tam tersine uzun vadeli faizlerin daha da yükselmesine yol açabilir.

ALMANYA VE İTALYA DA ALTIN REZERVLERİNİ YENİDEN DEĞERLEMİŞTİ

Altın rezervlerinin yeniden değerlenmesi, uluslararası uygulamalarda tamamen karşılığı olmayan bir yöntem değil.

ABD Merkez Bankası'nda görevli bir ekonomistin geçen yıl ağustos ayında yayımladığı değerlendirmeye göre Almanya, İtalya, Lübnan, Curaçao ve Sint Maarten ile Güney Afrika, son 30 yılda altın rezervlerini yeniden değerleyen ülkeler arasında yer aldı.

İtalya ile Curaçao ve Sint Maarten'de yeniden değerlemeden elde edilen kaynaklar merkez bankaları tarafından kullanıldı. Almanya, Lübnan ve Güney Afrika'da ise ortaya çıkan finansal kazançlardan merkezi hükümetler yararlandı.

Ancak Fed değerlendirmesinde, altın rezervlerinin yeniden değerlenmesinin kamu borç yükünü azaltmak için tek başına yeterli olmadığı vurgulandı.

40 TRİLYON DOLARLIK BORCA KARŞI 1 TRİLYON DOLAR

ABD'nin brüt kamu borcunun 40 trilyon dolara ulaşması ve yıllık bütçe açıklarının 2 trilyon dolar düzeyinde seyretmesi, olası bir altın değerlemesinden sağlanacak kaynağın sınırlarını da ortaya koyuyor.

Fed'in değerlendirmesine göre bazı ülkeler, özellikle olağanüstü mali koşullarda altın rezervlerinin yeniden değerlenmesinden elde ettikleri kaynakları mevcut borçlarını azaltmak için kullandı.

Bununla birlikte söz konusu kaynakların kamu borcunu azaltmak amacıyla kullanılması, mali görünümde yalnızca sınırlı bir iyileşme sağlayabiliyor.

Fed değerlendirmesinde, yeniden değerleme gelirlerinin kullanılmasının ülkelerin karşı karşıya bulunduğu daha büyük ve yapısal mali sorunları çözmek için yeterli olmayabileceği belirtildi.