ABD'li yatırım yönetimi şirketi State Street, altın fiyatlarının 2027'nin ilk çeyreği sonunda 4 bin 750 ile 5 bin 500 dolar arasında olacağı tahminini korudu. Ancak şirket, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) sıkı para politikası ve güçlü dolar nedeniyle bu senaryonun gerçekleşme olasılığını yüzde 70'ten yüzde 60'a düşürdü.
State Street Investment Management, Ekim 2026 tarihli Aylık Altın İzleme Raporu'nu yayımladı. Raporda, altın fiyatlarında son dönemde yaşanan gerilemeye rağmen uzun vadeli yükseliş beklentisinin devam ettiği belirtildi.
State Street Altın Stratejisi Başkanı Aakash Doshi ve ekibinin hazırladığı rapora göre ons altın, eylül ayında yüzde 6,3 değer kaybetti. Aynı dönemde gümüş fiyatları yüzde 9,2, genel emtia fiyatları ise yüzde 0,6 geriledi.
Altın fiyatlarındaki düşüşte Fed'in faiz artırımına gitmesi, ABD tahvil getirilerindeki yükseliş ve doların güçlenmesi etkili oldu.
5 BİN 500 DOLAR TAHMİNİNDE OLASILIK DÜŞTÜ
State Street, altın fiyatlarının 2027 yılının ilk çeyreği sonuna kadar ons başına 4 bin 750 ile 5 bin 500 dolar aralığına yükseleceği temel senaryosunu değiştirmedi.
Ancak şirket, Fed'in sıkı para politikası ve doların güçlü seyretmesi nedeniyle bu senaryonun gerçekleşme olasılığını yüzde 70'ten yüzde 60'a indirdi.
Raporda, altının önümüzdeki 6-9 aylık dönemde 4 bin ile 4 bin 750 dolar arasında kalacağı olumsuz senaryoya ise yüzde 35 olasılık verildi.
| Senaryo | Ons altın fiyatı | Olasılık |
|---|---|---|
| Temel senaryo | 4.750-5.500 dolar | %60 |
| Olumsuz senaryo | 4.000-4.750 dolar | %35 |
State Street, küresel borç yükü, merkez bankalarının altın talebi ve dolara bağımlılığı azaltma eğiliminin fiyatları destekleyen yapısal unsurlar olmaya devam ettiğini bildirdi.
ALTIN FONLARINA ÜÇ AYDA 11,7 MİLYAR DOLAR GİRDİ
Raporda, altın fiyatlarında yaşanan düşüşe rağmen yatırımcı talebinin güçlü kaldığına dikkat çekildi.
ABD'de işlem gören altına dayalı borsa yatırım fonlarına (ETF) 2026 yılının üçüncü çeyreğinde toplam 11,7 milyar dolar net para girişi gerçekleşti.
Yalnızca eylül ayında, altın fiyatlarının gerilemesine rağmen söz konusu fonlara 3,7 milyar dolarlık net yatırım yapıldı.
Bu gelişmeyle ikinci çeyrekte yaşanan 5,6 milyar dolarlık net fon çıkışının tamamı telafi edildi.
State Street, altın ETF'lerine yönelik yatırımcı ilgisini, değerli metalin portföy çeşitlendirme ve para birimlerinden kaynaklanan risklere karşı korunma aracı olarak kullanılmaya devam etmesine bağladı.
ALTINDA 4 BİN DOLAR KRİTİK DESTEK
State Street'in 30 Eylül 2026 verilerine dayanan teknik analizinde, ons altın için 4 bin dolar seviyesi önemli bir destek noktası olarak gösterildi.
Rapora göre 4 bin 121 dolar, Fibonacci analizine dayalı yakın destek seviyesi olarak öne çıkıyor. Altının 4 bin 141 dolar civarındaki alt Bollinger bandına yakın seyretmesi de bu fiyat bölgesinin önemini artırıyor.
Yukarı yönlü hareketlerde ise 4 bin 231 dolar ilk önemli eşiklerden biri olarak değerlendiriliyor.
Raporda, 50 günlük hareketli ortalamanın bulunduğu 4 bin 322 dolar ve 200 günlük hareketli ortalamanın bulunduğu 4 bin 539 dolar seviyeleri olası direnç noktaları olarak sıralandı.
State Street, 4 bin 121 doların altına kalıcı bir gerilemenin yaz aylarında görülen düşük seviyeleri yeniden gündeme getirebileceğini belirtti.
ÇİN'İN ALTIN İTHALATI REKOR KIRDI
Altın piyasasına ilişkin değerlendirmede Çin'den gelen fiziki talebe de geniş yer verildi.
Rapora göre Çin'in tüketim amaçlı altın ithalatı, 2026 yılının ilk sekiz ayında 1.141 tona ulaşarak rekor kırdı.
Çin'deki altın fiyatlarının uluslararası piyasalara göre daha yüksek primle işlem görmesi, ülke içindeki talebin güçlü seyrettiğine işaret eden gelişmeler arasında gösterildi.
State Street, Çin'deki tüketici talebinin kış aylarında da güçlü kalabileceğini öngörüyor.
ALTIN ARZI TALEPTEKİ ARTIŞA YETİŞEMİYOR
Raporda, yüksek fiyatlara rağmen küresel altın arzının sınırlı artış gösterdiği belirtildi.
Dünya Altın Konseyi verilerine dayanan hesaplamalara göre 2010-2012 döneminde yıllık ortalama 2 bin 863 ton olan maden üretimi, 2025 yılında yaklaşık 3 bin 823 tona ulaştı.
Ancak geri dönüştürülen altın miktarının maden üretimine oranı, 2010-2012 dönemindeki yüzde 57 düzeyinden 2025 ve 2026'nın ilk yarısını kapsayan dönemde yüzde 37'ye geriledi.
State Street, yükselen fiyatlara rağmen geri dönüşüm yoluyla piyasaya gelen altın miktarının sınırlı kalmasının arz üzerindeki baskıyı artırdığını vurguladı.
Raporda, Çin'den gelen fiziki talebin, merkez bankalarının alımlarının ve yatırımcı ilgisinin sürmesi halinde sınırlı arz artışının 2027 yılına kadar altın fiyatlarını destekleyebileceği ifade edildi.
FED'İN YAPAY ZEKA BEKLENTİSİNE UYARI
State Street, Fed'in yapay zekadan kaynaklanabilecek verimlilik artışını olduğundan yüksek değerlendirmesinin yeni bir para politikası hatasına yol açabileceği uyarısında da bulundu.
Raporda, beklenen verimlilik artışının gecikmesi halinde yüksek faizlerin hanehalkı, şirketler ve kamu kesimi üzerindeki borç ödeme yükünü ağırlaştırabileceği belirtildi.
Böyle bir gelişmenin ekonomik büyüme üzerindeki baskıyı artırabileceği, para politikasına ilişkin belirsizliklerin ise altının güvenli liman ve portföy çeşitlendirme aracı olarak talebini destekleyebileceği değerlendirildi.
