Ana içeriğe atla

ABD'nin borcu rekor kırdı, IMF'den uyarı geldi

ABD'nin kamu borcu 40,3 trilyon dolarla tarihi zirveye ulaşırken Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) Washington yönetimine uyarı geldi. IMF Başkanı Kristalina Georgieva, ekonomik büyümenin borç yükünü hafifletmeye yardımcı olacağını ancak sorunun yalnızca büyümeyle çözülemeyeceğini söyledi. ABD Hazine Bakanlığı ise IMF'nin geçmiş ekonomik tahminlerinin güvenilirliğini sorgulayarak eleştirilere karşı çıktı.

Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'de kamu borcunun ulaştığı seviye, uluslararası finans kuruluşlarının gündeminde üst sıralara yerleşti. IMF Başkanı Kristalina Georgieva, Bangkok'ta düzenlenen IMF ve Dünya Bankası yıllık toplantılarında ABD'nin borç sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Georgieva, ekonomik büyümenin borç yönetimini kolaylaştıracağını ancak gerekli mali düzenlemeleri tek başına sağlayamayacağını belirtti.

Georgieva, büyümenin olumlu katkısına rağmen bütçe açığının da azaltılması gerektiğini vurguladı.

ABD'NİN BORCU 40,3 TRİLYON DOLARA ULAŞTI

ABD Hazine Bakanlığı verilerine göre ülkenin toplam federal borcu 40,3 trilyon dolara yükselerek rekor seviyeye ulaştı.

Toplam federal borcun gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı yaklaşık yüzde 126 seviyesinde bulunuyor.

Kamu tarafından elde tutulan federal borcun GSYH'ye oranı ise yüzde 100 düzeyine ulaştı. Bu oran, İkinci Dünya Savaşı'nın hemen sonrasından bu yana görülen en yüksek seviyeler arasında yer alıyor.

ABD ekonomisinin büyümesi, mevcut borç stokunun milli gelire oranını düşürmeye yardımcı olabiliyor. Ancak federal yönetimin yeni borçlanması ekonomik büyümeden daha hızlı arttığında, ekonomi büyümeye devam etse bile borcun milli gelire oranı yükselmeyi sürdürebiliyor.

FAİZ ÖDEMELERİ BÜTÇEYİ ZORLUYOR

ABD'nin artan borç yükü, federal bütçedeki faiz harcamalarını da büyütüyor.

2026 mali yılına ilişkin hesaplamalara göre net faiz ödemeleri, toplam federal harcamaların yaklaşık yüzde 15'ini oluşturdu. Federal gelirlerin ise yaklaşık yüzde 20'si faiz ödemelerine karşılık geldi.

Borç stokunun büyümesi ve faiz oranlarının yüksek seyretmesi, federal bütçeden borç servisinin finansmanına ayrılan kaynakların artmasına neden oluyor.

Committee for a Responsible Federal Budget adlı kuruluşun değerlendirmesine göre 2031 yılına gelindiğinde federal borcun ortalama faiz oranı, ABD ekonomisinin büyüme hızını aşabilir.

Kuruluş, bu durumun borçlanma maliyetlerini artırarak borç stokunun daha da büyümesine yol açabilecek bir döngü oluşturabileceğine dikkat çekiyor.

ABD HAZİNESİ IMF'NİN ELEŞTİRİLERİNE KARŞI ÇIKTI

IMF Başkanı Georgieva'nın açıklamaları ABD Hazine Bakanlığı tarafından eleştirildi.

Hazine Bakanı Scott Bessent'in danışmanlarından David Zervos, Fortune'a yaptığı açıklamada IMF'nin ekonomik öngörülerinin geçmişte önemli hatalar içerdiğini savundu.

Zervos, IMF'nin 1997 Asya finans krizi ve 2008 küresel finans krizi öncesindeki ekonomik tahminlerini örnek göstererek kurumun geçmiş performansının dikkate alınması gerektiğini belirtti.

IMF ise Fortune'un konuyla ilgili yorum talebine haberin yayımlandığı sırada yanıt vermedi.

BESSENT: YÜZDE 3 BÜYÜMEYLE BORÇ SORUNUNU AŞABİLİRİZ

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, daha önce yaptığı açıklamalarda güçlü ekonomik büyümenin borç sorununu yönetilebilir hale getirebileceğini savunmuştu.

Bessent, yapay zekâ yatırımlarının da katkısıyla ABD ekonomisinin sürdürülebilir biçimde yüzde 3 büyümesinin mali görünümü iyileştirebileceğini ifade etmişti.

CNBC'ye ağustos ayında verdiği röportajda 40 trilyon dolarlık borç büyüklüğünün tek başına belirleyici olmadığını söyleyen Bessent, ekonominin büyüyerek borç sorununun üstesinden gelebileceğini dile getirmişti.

Ancak bu yaklaşım, ABD'deki bütçe ve maliye politikası uzmanları arasında tartışılıyor.

BÜTÇE OFİSİ: BORCU DENGELEMEK İÇİN YÜZDE 5-6 BÜYÜME GEREKEBİLİR

ABD Kongre Bütçe Ofisi (CBO) Direktörü Phillip Swagel, yalnızca ekonomik büyümeye dayanarak federal borcun istikrara kavuşturulmasının gerçekçi görünmediğini açıkladı.

Swagel'in değerlendirmesine göre mevcut mali görünümde borcun milli gelire oranını istikrarlı hale getirebilmek için ekonominin yüzde 5 ila yüzde 6 düzeyinde büyümesi gerekebilir.

ABD Hazine Bakanı Bessent'in hedeflediği yüzde 3'lük büyüme oranının, tek başına federal borç dinamiklerini değiştirmek için yeterli olmayabileceği belirtiliyor.

CBO Direktörü, borç yükünün kalıcı biçimde kontrol altına alınması için kamu gelirleri ve harcamalarında da değişiklik yapılması gerektiğini vurguladı.

IMF: ABD'NİN BORCU KÜRESEL EKONOMİ İÇİN DE RİSK

IMF'nin Nisan 2026'da yayımladığı ABD ekonomisine ilişkin 4. Madde değerlendirmesinde de artan kamu borcunun uluslararası finansal sistem açısından risk oluşturabileceği belirtilmişti.

Raporda ABD ekonomisinin güçlü performansına dikkat çekilirken yüksek bütçe açıklarının ve artan borç stokunun sürdürülmesinin finansal istikrar üzerindeki riskleri artırdığı vurgulandı.

IMF, ABD'nin genel devlet brüt borcunun milli gelire oranının 2031 yılında yüzde 140'ı aşabileceğini öngördü.

Kuruluş, borç oranının düşürülebilmesi için kamu gelirlerinin artırılmasını, bazı harcama programlarının yeniden düzenlenmesini ve kapsamlı bir mali uyum planının uygulanmasını önerdi.

IMF'ye göre ABD Hazine tahvili piyasasının küresel finans sistemindeki merkezi konumu nedeniyle, ülkenin borç dinamiklerinde yaşanabilecek sorunlar yalnızca Amerikan ekonomisini değil, uluslararası piyasaları da etkileyebilir.

WASHINGTON'DA YENİ BÜTÇE PLANI HAZIRLIĞI

Hazine Bakanı Scott Bessent, Beyaz Saray Bütçe Direktörü Russell Vought ile birlikte Başkan Donald Trump yönetiminde daha kapsamlı bir bütçe açığı azaltma planı üzerinde çalıştıklarını açıklamıştı.

Ancak söz konusu planın gelir artırıcı ve harcama azaltıcı önlemlerine ilişkin ayrıntılar henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.

IMF Başkanı Georgieva'nın son açıklamasıyla birlikte ABD'nin kamu borcunun ekonomik büyüme, bütçe disiplini ve faiz harcamaları yoluyla nasıl yönetileceği yeniden gündeme geldi.