İşsizlik oranı, işsiz kişilerin sayısının toplam nüfusa değil, işgücüne bölünmesiyle hesaplanır. İşgücü ise istihdam edilenlerle işsizlerin toplamından oluşur. Bu nedenle çalışmayan herkes istatistiklerde işsiz olarak kabul edilmez.
İşsizlik verilerini doğru okumak için öncelikle işsiz, istihdam ve işgücü kavramlarının birbirinden ayrılması gerekir. Bir kişinin işi olmaması tek başına resmi işsizlik tanımına girmesi için yeterli değildir.
İŞGÜCÜ NEDİR?
İşgücü, ekonomik olarak aktif kabul edilen nüfusu ifade eder. İstihdamda bulunan kişiler ile işsiz olarak sınıflandırılan kişilerin toplamından oluşur.
Çalışma çağında olduğu halde işgücü piyasasına katılmayan kişiler ise işgücünün dışında değerlendirilir. Bu nedenle toplam çalışma çağındaki nüfus ile işgücü aynı büyüklük değildir.
KİMLER İŞSİZ SAYILIR?
Uluslararası çalışma istatistikleri standartlarında işsizliğin ölçümünde kişinin istihdamda olmaması yanında çalışmaya hazır olması ve iş arama kriterlerini karşılaması önem taşır.
Bu yaklaşım, işi olmayan fakat işgücü piyasasında aktif biçimde yer almayan kişiler ile iş arayan ve çalışmaya hazır kişileri birbirinden ayırır.
İŞSİZLİK ORANI NASIL BULUNUR?
Hesaplamanın temel formülü işsiz sayısının işgücüne bölünerek 100 ile çarpılmasıdır.
Örneğin varsayımsal bir ekonomide 27 milyon kişi istihdamda, 3 milyon kişi işsizse toplam işgücü 30 milyon kişidir. İşsizlik oranı 3 milyonun 30 milyona bölünmesiyle yüzde 10 olarak hesaplanır.
Bu hesapta işgücüne dahil olmayan nüfus paydaya eklenmez.
İŞSİZ SAYISI AZALMADAN ORAN DÜŞEBİLİR Mİ?
İşsizlik oranı hem işsiz sayısından hem de işgücünün büyüklüğünden etkilenir. İnsanların işgücü piyasasına giriş ve çıkışları bu nedenle oranı değiştirebilir.
Örneğin bazı işsizlerin iş aramayı bırakıp işgücünün dışına çıkması durumunda, yeni istihdam yaratılmasa bile işsizlik oranında düşüş görülebilir. Tersi durumda daha fazla kişinin iş aramaya başlaması işgücünü büyütebilir.
BU NEDENLE HANGİ VERİLERE BAKILIR?
İşgücü piyasasının genel durumunu değerlendirmek için işsizlik oranının yanında istihdam edilenlerin sayısı, istihdam oranı, işgücüne katılma oranı ve tamamlayıcı işgücü göstergeleri de takip edilir.
Böylece işsizlik oranındaki değişimin yeni iş yaratılmasından mı, işgücüne katılımdaki hareketten mi kaynaklandığı daha açık biçimde görülebilir.
Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hanehalkı İşgücü Araştırması; Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO).
