Ana içeriğe atla

Merkez bankaları altın almaya devam ediyor

Merkez bankalarının altın alımları ve yatırım fonlarına milyarlarca dolarlık para girişi sürerken, ons altın ocak ayındaki zirvesinden yaklaşık yüzde 27 geriledi. Avusturyalı değerli metal şirketi philoro'nun analizine göre petrol fiyatlarındaki yükseliş, artan enflasyon ve merkez bankalarının faiz artırımları altın üzerinde baskı oluşturuyor.

Merkez bankaları altın almaya devam ediyor

Küresel altın piyasasında dikkat çekici bir ayrışma yaşanıyor. Merkez bankaları rezervlerine altın eklemeyi sürdürürken yatırımcıların altın fonlarına ilgisi de devam ediyor. Buna rağmen fiyatlar yılın başında ulaşılan rekor seviyelerin belirgin biçimde altında seyrediyor.

Avusturyalı değerli metal şirketi philoro'nun piyasa raporuna dayanılarak Trending Topics tarafından 8 Ekim 2026'da yayımlanan analize göre, ons altın yaklaşık 4 bin 100 dolara geriledi.

Bu fiyat, ocak ayı sonunda görülen yaklaşık 5 bin 600 dolarlık tarihi zirvenin yüzde 27 altında bulunuyor. Altın, eylül ayı başından bu yana da yaklaşık yüzde 7 değer kaybetti.

ALTIN EYLÜL AYINDA YÜZDE 6,5 DEĞER KAYBETTİ

Philoro'nun verilerine göre ons altın, ağustos ayında sergilediği güçlü performansın ardından eylülde dolar bazında yaklaşık yüzde 6,5 geriledi.

Gümüş fiyatlarında da aynı dönemde yüzde 6,4 düşüş yaşandı.

Buna rağmen altın fiyatları yıllık bazda yaklaşık yüzde 14, gümüş fiyatları ise yüzde 30'un üzerinde artıda kalmaya devam etti.

Philoro Yönetici Ortağı Rudolf Brenner, jeopolitik belirsizliklerin her koşulda altın fiyatlarını desteklemediğine dikkat çekti.

Brenner'e göre jeopolitik krizlerin petrol fiyatlarını ve enflasyonu yükselterek faiz artışlarına yol açması, kısa vadede altın fiyatlarını olumsuz etkileyebiliyor.

ÜÇ BÜYÜK MERKEZ BANKASI FAİZ ARTIRDI

Altın fiyatları üzerinde baskı oluşturan gelişmelerin başında küresel para politikasındaki sıkılaşma geliyor.

Philoro'nun raporunda, eylül ayında üç büyük merkez bankasının politika faizlerini artırdığı belirtildi.

Merkez bankası Faiz seviyesi
Avrupa Merkez Bankası %2,50
ABD Merkez Bankası (Fed) %3,75-4,00
Japonya Merkez Bankası %1,25

Fed'in faiz artırımı 2023 yılından bu yana gerçekleştirdiği ilk artış olurken, Japonya Merkez Bankası'nın politika faizi 1995 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

Faiz getirisi bulunmayan altın, tahvil ve mevduat gibi faiz getirili yatırım araçlarının sunduğu getiriler yükseldiğinde yatırımcılar açısından görece dezavantajlı hale gelebiliyor.

ABD dolarının güçlenmesi de dolar üzerinden fiyatlanan altının diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha pahalı hale gelmesine neden oluyor.

PETROL FİYATLARINDAKİ ARTIŞ ALTINI BASKILIYOR

Analizde altın fiyatlarının gerilemesinin arkasındaki önemli gelişmelerden biri olarak Orta Doğu'daki çatışmaların enerji piyasalarına etkisi gösterildi.

Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlikler ve Kızıldeniz'e giriş açısından kritik önemdeki Babülmendep Boğazı çevresindeki riskler petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Philoro'nun verilerine göre Brent petrolün varil fiyatı haziran ayı sonunda 74 doların altındayken eylül sonunda yeniden 100 dolara yaklaştı.

Petrol ve akaryakıt fiyatlarındaki artış, üretim ve taşımacılık maliyetlerini yükselterek enflasyon üzerinde baskı oluşturdu.

Euro Bölgesi'nde ağustos ayında yüzde 3,2 olan yıllık enflasyon, eylül ayına ilişkin öncü tahmine göre yüzde 3,8'e yükseldi.

Artan enflasyon baskıları, merkez bankalarının yüksek faiz politikasını daha uzun süre devam ettirebileceği beklentilerini güçlendirdi.

MERKEZ BANKALARI AĞUSTOSTA 39 TON ALTIN ALDI

Altın fiyatlarındaki düşüşe rağmen merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme amaçlı alımları devam ediyor.

Dünya Altın Konseyi'nin 6 Ekim 2026'da yayımladığı verilere göre merkez bankaları ağustos ayında rezervlerine net 39 ton altın ekledi.

Böylece 2026 yılının ilk sekiz ayında bildirilen toplam net altın alımı 170 tona ulaştı.

Ağustos ayında en fazla altın alan merkez bankası 20 tonla Çin oldu. Çin'i 8'er tonla Özbekistan ve Polonya izledi.

Ülke Ağustos 2026 net alımı
Çin 20 ton
Polonya 8 ton
Özbekistan 8 ton
Kazakistan 7 ton
Türkiye 3 ton

Çin Merkez Bankası böylece üst üste 22'nci ayında da altın alımı gerçekleştirdi. Bankanın resmi altın rezervi yaklaşık 2 bin 387 tona yükseldi.

Polonya'nın altın rezervleri ise ağustos sonu itibarıyla 648 tona ulaştı.

TÜRKİYE AĞUSTOSTA 3 TON ALTIN ALDI

Dünya Altın Konseyi verilerine göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, üst üste üç ay süren net satışların ardından ağustos ayında 3 ton altın alımı gerçekleştirdi.

Buna karşın Türkiye'nin 2026 yılının ilk sekiz ayındaki toplam net altın işlemleri 82 tonluk satışa işaret etti.

Yıl içindeki satışların büyük bölümü ilk çeyrekte gerçekleşti.

Türkiye böylece ağustos ayında rezervlerine altın ekleyen ülkeler arasında yer almasına rağmen yılbaşından bu yana net satıcı konumunu sürdürdü.

ALTIN FONLARINA ÜÇ AYDA 31 MİLYAR DOLAR GİRDİ

Altın fiyatlarındaki gerilemeye rağmen yatırım fonlarına yönelik talep de devam etti.

Dünya Altın Konseyi'nin 7 Ekim tarihli raporuna göre, fiziki altına dayalı borsa yatırım fonlarına (ETF) eylül ayında yaklaşık 10 milyar dolar net para girişi gerçekleşti.

Üçüncü çeyrekteki toplam net giriş ise 31 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı.

Avrupa ve Kuzey Amerika'da işlem gören fonlar, yatırımcı talebinin en güçlü olduğu bölgeler arasında yer aldı.

Altın fiyatlarının gerilediği eylül ayında küresel ETF'lerin altın varlıkları 67 ton artarak 4 bin 256 tonla rekor seviyeye ulaştı.

Buna karşılık fiyat düşüşünün etkisiyle fonların yönettiği toplam varlıkların dolar cinsinden değeri aylık yüzde 7 azalarak 574 milyar dolara geriledi.

ALTINDA YÜKSELİŞ İÇİN FAİZLERİN SEYRİ İZLENİYOR

Philoro'nun analizine göre merkez bankalarının rezerv alımları ve altın yatırım fonlarına yönelik güçlü talep, fiyatların orta ve uzun vadeli görünümünü destekleyen unsurlar olmaya devam ediyor.

Ancak yüksek petrol fiyatları, kalıcı enflasyon ve sıkı para politikaları kısa vadede altının yükselişini sınırlıyor.

Raporda, fiyatların gerilemeye devam etmesi halinde son dönemde altın fonlarına yatırım yapanların satışa yönelmesinin düşüşü derinleştirebileceği riskine de dikkat çekildi.

Philoro, kısa vadeli baskıların devam etmesine karşın altının uzun vadeli görünümüne ilişkin olumlu değerlendirmesini koruyor.