Ana içeriğe atla

Saxo'dan altın ve gümüş için kritik analiz

Saxo Bank, ABD'de beklentileri aşan enflasyon verisinin ardından tahvil faizlerinde yaşanan sert dönüşün altın ve gümüş piyasalarına etkilerini değerlendirdi.

altın gümüş

Küresel piyasalarda ABD enflasyon verisinin ardından yaşanan sert fiyat hareketleri, değerli metallerin görünümüne ilişkin yeni soru işaretleri yarattı. Saxo Bank'ın 15 Ekim 2026 tarihli analizinde, ABD tahvil faizlerindeki ani düşüşün altına destek sağladığı ancak teknoloji hisselerinin aynı gelişmeye olumlu tepki vermemesinin piyasalardaki risk algısına ilişkin uyarı niteliği taşıdığı belirtildi.

Analize göre altın, tahvil faizleri ve doların gerilemesiyle kayıplarının önemli bölümünü telafi ederken, gümüş sanayi metallerindeki satış baskısı nedeniyle daha zayıf bir performans sergiledi.

ABD ENFLASYONUNDAKİ YÜKSELİŞ PİYASALARI SARSTI

ABD'de eylül ayı tüketici fiyat endeksi (TÜFE), yıllık enflasyonun yüzde 3,4'ten yüzde 3,7'ye yükseldiğini gösterdi. Çekirdek enflasyon ise yüzde 2,4'ten yüzde 2,6'ya çıktı.

Beklentilerin üzerinde gerçekleşen enflasyon verisi, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasına ilişkin beklentilerin yeniden değerlendirilmesine yol açtı.

Verinin açıklanmasının ardından ABD'nin iki yıllık tahvil faizi kısa süreliğine 16 baz puan, 10 yıllık tahvil faizi ise 12 baz puan yükseldi.

Tahvil faizlerindeki artış altın fiyatlarında satış baskısı yaratırken, özellikle teknoloji hisseleri de olumsuz etkilendi.

Ancak ilk tepkinin ardından piyasalarda dikkat çekici bir yön değişimi yaşandı. Risk iştahının zayıflamasıyla yatırımcıların yeniden ABD tahvillerine yönelmesi, faizlerdeki yükselişi tamamen tersine çevirdi.

İki yıllık tahvil faizi 15 Ekim Perşembe günü yaklaşık yüzde 4,73'e gerilerken, 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,09'un altına inerek üç haftanın en düşük seviyesini gördü.

Bloomberg Dolar Endeksi de enflasyon verisinin ardından ulaştığı zirveden yüzde 0,7 geri çekildi.

ALTIN 4.066 DOLARDAN TOPARLANDI

Saxo'nun analizine göre altın, enflasyon verisinin ardından tahvil faizleri ve doların yükselmesiyle son dönemde gördüğü 4.066 dolar seviyesine doğru geriledi.

Ancak ABD tahvillerine yönelen alımların faizleri aşağı çekmesi, altın fiyatlarının kayıplarının büyük bölümünü telafi etmesini sağladı.

15 Ekim Perşembe günü analiz hazırlanırken altının ons fiyatı yaklaşık 4.150 dolar seviyesinde işlem görüyordu.

Banka, altının kısa vadeli görünümünde tahvil faizleri, doların seyri ve Fed'in para politikasına ilişkin beklentilerin belirleyici olmaya devam ettiğini vurguladı.

ABD'nin 10 yıllık reel tahvil faizinin hafta başında yüzde 3'e yakın seviyelerden yüzde 2,72'ye gerilemesi altın üzerindeki baskıyı hafifletti. Ancak reel faizlerin tarihsel açıdan yüksek düzeyde kalması ve para politikasında yeniden sıkılaşma olasılığı, altın için risklerin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.

SAXO ALTINDA ÜÇ KRİTİK SEVİYEYE İŞARET ETTİ

Bankanın teknik analizinde altın fiyatları açısından 4.066, 4.175 ve 4.235 dolar seviyeleri öne çıktı.

Altının 4.175 doların üzerine çıkması, fiyatlarda bir dengelenme sürecinin başlangıcına işaret edebilir.

Buna karşılık kısa vadeli yatırımcıların yeniden olumlu bir görünüme yönelmesi için 4.235 dolar seviyesinin kalıcı biçimde aşılması gerektiği belirtildi.

Aşağı yönlü hareketlerde ise 4.066 dolar seviyesi kritik eşik olarak gösterildi. Bu seviyenin kırılması halinde altının 4.000 dolara doğru daha derin bir gerileme riskiyle karşı karşıya kalabileceği ifade edildi.

Analizde 4.000 dolar civarında uzun vadeli trend çizgisinden kaynaklanan bir destek oluştuğuna dikkat çekildi.

Altının ağustos ayından bu yana aşağı eğimli bir kanal içinde hareket ettiği, fiyatların 21, 50 ve 200 günlük hareketli ortalamaların altında kalmasının da teknik görünümdeki zayıflığı gösterdiği kaydedildi.

ALTIN FONLARINA TALEP SÜRÜYOR

Altındaki teknik zayıflığa karşın uzun vadeli yatırımcıların fiziki altın destekli yatırım fonlarına ilgisinin devam etmesi dikkat çekiyor.

Saxo'nun aktardığı verilere göre altının 25 Ağustos'ta ulaştığı son zirveden bu yana altın destekli borsa yatırım fonlarının (ETF) varlıkları 2,3 milyon ons arttı.

Aynı dönemde vadeli işlemler piyasasında spekülatif yatırımcıların net satışları 4,1 milyon onsa ulaştı.

Bu ayrışma, kısa vadeli yatırımcıların satış yönünde pozisyon almasına rağmen uzun vadeli yatırım talebinin dirençli kaldığını gösteriyor.

Banka, mali belirsizlikler, jeopolitik riskler ve finansal piyasalarda yaşanabilecek dalgalanmaların altına yönelik korunma amaçlı talebi desteklediğine dikkat çekti.

TEKNOLOJİ HİSSELERİNDE DİKKAT ÇEKEN AYRIŞMA

Saxo analizinde, ABD tahvil faizlerindeki sert düşüşe rağmen teknoloji hisselerinin toparlanamaması önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.

Normal koşullarda tahvil faizlerinin gerilemesi, özellikle gelecekteki kazanç beklentileri üzerinden yüksek değerlemelere ulaşan teknoloji şirketlerini destekleyebiliyor.

Ancak son piyasa hareketlerinde bu ilişkinin zayıfladığı görüldü.

Banka, teknoloji hisselerindeki satış baskısının şirket değerlemeleri, gelecekteki kâr beklentileri ve yapay zekâ yatırımları için üstlenilen büyük sermaye harcamalarına ilişkin endişelerle bağlantılı olabileceğini belirtti.

Özellikle güçlü nakit akışı sağlayan şirketlerle büyümesini yüksek finansman ihtiyacıyla sürdüren şirketler arasındaki ayrımın giderek önem kazanabileceği ifade edildi.

Bununla birlikte Saxo, teknoloji hisselerinde iki gün süren zayıflığın tek başına kalıcı bir düşüş eğiliminin başladığını göstermediği uyarısında bulundu.

GÜMÜŞ NEDEN ALTINDAN DAHA ZAYIF?

Altın tahvil faizlerindeki düşüşten destek bulurken, gümüş fiyatlarında aynı ölçüde güçlü bir toparlanma görülmedi.

Saxo'ya göre bu ayrışmanın temel nedenlerinden biri, gümüşün değerli metal olmasının yanında sanayi üretiminde de yoğun biçimde kullanılması.

Küresel büyümeye ve sanayi talebine ilişkin endişeler, gümüş üzerinde altına kıyasla daha fazla baskı oluşturuyor.

Sanayi metallerindeki genel zayıflık da bu görünümü destekliyor. Bakır fiyatları üst üste üçüncü günlük düşüşe yönelirken, Şili'deki olası grev kaynaklı arz kesintisine ilişkin endişelerin azalması da fiyatları etkiledi.

Altının güvenli liman niteliği öne çıkarken, gümüşün sanayi talebine duyarlılığı fiyat performansındaki ayrışmayı artırdı.

ALTIN-GÜMÜŞ RASYOSUNDA 72,60 SEVİYESİ AŞILDI

Saxo'nun değerlendirmesinde altın-gümüş rasyosunun 72,60 seviyesindeki önemli direnci aşması dikkat çekici bir teknik gelişme olarak gösterildi.

Bir ons altın satın almak için gereken gümüş miktarını ifade eden bu oranın yükselmesi, altının gümüş karşısındaki göreli performansının güçlendiğini gösteriyor.

Bankaya göre daha önce direnç konumunda bulunan 72,60 seviyesi artık destek niteliği taşıyor.

Rasyodaki yükselişin sürmesi, gümüşün altına kıyasla daha zayıf performans göstermeye devam etmesi riskini artırıyor.

Analizde gümüşte kalıcı bir toparlanma için yalnızca tahvil faizlerinin gerilemesinin yeterli olmayabileceği belirtildi.

Hisse senedi piyasalarının dengelenmesi, sanayi sektörüne yönelik beklentilerin iyileşmesi ve fiziki gümüş talebinin güçlenmesi, daha sürdürülebilir bir yükseliş açısından önemli koşullar olarak sıralandı.

ALTININ GELECEĞİNİ FAİZ DÜŞÜŞÜNÜN NEDENİ BELİRLEYEBİLİR

Saxo, önümüzdeki dönemde piyasalar açısından temel sorunun tahvil faizlerindeki düşüşün hangi nedenle gerçekleştiği olacağını vurguladı.

Faizlerdeki gerilemenin enflasyon baskılarının hafiflemesinden kaynaklanması, hisse senetleri ve değerli metaller açısından daha destekleyici bir ortam oluşturabilir.

Ancak faizlerin ekonomik büyüme, şirket kârlılıkları veya finansal istikrara ilişkin endişeler nedeniyle düşmesi durumunda piyasalarda farklı bir görünüm ortaya çıkabilir.

Böyle bir senaryoda altının güvenli liman ve portföy çeşitlendirme aracı olarak cazibesi artabilirken, sanayi talebine daha duyarlı olan gümüşün görece zayıf kalabileceği değerlendiriliyor.

Banka, altının kısa vadede dalgalanmalardan ve satış baskısından tamamen kurtulamayabileceğini, ancak hisse senedi piyasalarına duyulan güvenin zayıflaması halinde uzun vadeli yatırım talebinin daha belirleyici hale gelebileceğini belirtti.