Ana içeriğe atla

Şirket satış yaparken neden nakit sıkıntısı yaşar? İşletme sermayesi nedir?

Bir şirketin satışlarını artırması veya muhasebe kârı elde etmesi, kasasında aynı miktarda nakit bulunduğu anlamına gelmiyor. Üretim giderlerinin satış gelirlerinden önce ödenmesi, stokların finansmanı ve müşterilere tanınan vadeler işletmelerin nakit ihtiyacını artırabiliyor. Bu nedenle işletme sermayesi yönetimi, şirketlerin faaliyetlerini sürdürebilmesinde önemli rol oynuyor.

Şirketler üretim ve satış faaliyetlerini gerçekleştirirken hammadde, personel, enerji, kira ve çeşitli hizmet giderlerini karşılamak zorunda.

Ancak bu giderlerin ödeme tarihleri ile müşterilerden tahsilat yapılan tarihler her zaman aynı değil.

Bu zaman farkı, işletmelerin günlük faaliyetlerini finanse etmek için ilave kaynağa ihtiyaç duymasına neden olabiliyor.

İŞLETME SERMAYESİ NEDİR?

İşletme sermayesi, şirketlerin günlük faaliyetlerinde kullandığı kısa vadeli kaynaklarla ilişkili bir finansman kavramı.

Net işletme sermayesi, dönen varlıklardan kısa vadeli yabancı kaynakların çıkarılmasıyla hesaplanıyor.

Dönen varlıklar arasında nakit, ticari alacaklar, stoklar ve diğer kısa vadeli varlıklar bulunabiliyor.

Kısa vadeli yükümlülükler ise belirli süre içinde ödenmesi gereken borçları kapsıyor.

ŞİRKET SATIŞ YAPARKEN NEDEN NAKİT SIKINTISI YAŞIYOR?

Bir işletmenin ürünlerini vadeli satması durumunda satış geliri muhasebe kayıtlarına yansıyabiliyor ancak para henüz tahsil edilmemiş olabiliyor.

Örneğin bir şirket müşterisine 90 gün vadeyle ürün sattığında tahsilat için üç ay bekleyebiliyor.

Bu süre içinde çalışan ücretlerinin, enerji faturalarının ve diğer giderlerin ödenmesi gerekebiliyor.

Dolayısıyla satışların artması, kısa vadede nakit ihtiyacını da artırabiliyor.

STOKLAR İŞLETME SERMAYESİNİ NASIL ETKİLİYOR?

Şirketler üretim ve satış faaliyetlerini sürdürebilmek için hammadde, yarı mamul veya bitmiş ürün stoku tutabiliyor.

Ancak stoklar satılıncaya kadar işletmenin kaynaklarının bir bölümünü bağlıyor.

Stokta bekleme süresinin uzaması, işletmenin finansman ihtiyacını artırabiliyor.

Buna karşılık stokların çok düşük tutulması da üretimin veya satışların aksaması riskini doğurabiliyor.

NAKİT DÖNÜŞÜM DÖNGÜSÜ NEDİR?

Nakit dönüşüm döngüsü, işletmenin stok ve alacaklarına bağladığı nakdin faaliyetler sonucunda yeniden tahsil edilmesine kadar geçen net süreyi ölçüyor.

Bu gösterge genel olarak stokta bekleme süresi ile alacak tahsil süresinin toplamından, tedarikçilere ödeme süresinin çıkarılmasıyla hesaplanıyor.

Örneğin stokların 40 günde satıldığı, satış bedelinin 50 günde tahsil edildiği ve tedarikçilere 30 günde ödeme yapıldığı bir işletmede nakit dönüşüm döngüsü 60 gün oluyor.

Bu örnekte işletme, faaliyet döngüsünün belirli bölümünü kendi kaynakları veya dış finansmanla karşılamak zorunda kalabiliyor.

TAHSİLAT SÜRESİ UZARSA NE OLUR?

Müşterilerin ödeme vadelerinin uzaması, ticari alacakların bilançodaki tutarını artırabiliyor.

Bu durumda şirket satış yapmasına rağmen ihtiyaç duyduğu nakde daha geç ulaşabiliyor.

Tahsilat süresinin uzaması, işletmenin kredi kullanma veya başka finansman kaynaklarına başvurma ihtiyacını artırabiliyor.

FAİZ ORANLARI İŞLETME SERMAYESİNİ NASIL ETKİLİYOR?

İşletmeler kısa vadeli finansman ihtiyaçlarının bir bölümünü banka kredileriyle karşılayabiliyor.

Kredi faizlerinin yükselmesi, işletme sermayesi finansmanının maliyetini artırabiliyor.

Bu nedenle finansman maliyetleri şirketlerin stok tutma, vadeli satış yapma ve tahsilat koşullarını belirleme kararlarını etkileyebiliyor.

KÂRLI BİR ŞİRKET NAKİT SIKINTISI YAŞAYABİLİR Mİ?

Evet. Muhasebe kârı ile nakit akışı farklı kavramlar.

Bir işletme satışlarından kâr elde ederken tahsilatların gecikmesi veya stoklara fazla kaynak bağlanması nedeniyle nakit sıkıntısı yaşayabiliyor.

Bu nedenle şirketlerin finansal durumu değerlendirilirken gelir tablosunun yanında bilanço, nakit akış tablosu ve işletme sermayesi göstergeleri de inceleniyor.

Kaynak: KOSGEB, Girişimcilik ve Finansal Yönetim Eğitim Materyalleri; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Sektör Bilançoları.